(506 S. K. m. 10, 26) (2918 S. K. m. 65) (1475 S. K. m. 73)
Dava: Dava, trafik-iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirin 506 sayılı Yasanın 10 ve 26. maddeleri uyarınca rücuan tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece ilamında belirtildiği şekilde, davalı şirket hakkındaki davanın reddine, Erol Şilem hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi A. B. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davanın yasal dayanağı 506 Sayılı Kanunun 26. maddesidir. Somut olayda, 17.05.2007 günü saat 22.45 sıralarında Gemlik-Bursa Karayolunun 23. kilometresinde Bursa yolundan Gemlik istikametine doğru 06 TU 230 plakalı kamyon ile seyir halinde bulunan E. Ş., bölünmüş yoldaki bariyerlere 40 metre hasar vererek karşı şeride geçmesi ve davalı şirkete ait A. Ö. yönetimindeki kapalı kamyonete çarpmak suretiyle beş sigortalı işçinin ölümüne, dört sigortalı işçinin ise yaralanmasına neden olmuştur. Hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda, kaza tutanağında bahsedilen kamyonet sürücüsünün taşıma sınırı üzerinde yolcu alması nedeniyle 2918 sayılı Yasanın 65/a maddesini ihlali ile olay arasında illiyet bağı kurulamayacağı, zira, kamyonet sürücüsünün her türlü önlemi alsa dahi çarpışmanın şiddetinden, bilhassa yüklü kamyonun kazandığı kinetik enerji fazlalığından dolayı ölümün vuku bulduğu belirtilerek davalı üçüncü kişi Erol Şilem %100 kusurlu bulunmuştur.
İşverenin tamamen kusursuz kabul edilebilmesi için 1475 Sayılı İş Kanununun 73. maddesi gereğince işyerindeki işçilerin sağlığı ve iş güvenliğini sağlamaya yönelik her türlü tedbiri almak, uygun çalışma ortamı hazırlamak, araçları noksansız bulundurmak, işçileri etkin bir biçimde denetlemek, gözetlemek, bütün yükümlülüklerini özenle yerine getirmek ve bu yönde işçilerini uygun vasıta ile taşımakla mükelleftir. Trafik kaza raporunda belirtildiği üzere sigortalıları taşıyan kamyonetin yolcu taşımaya elverişli olmadığı açıktır. Ayrıca taşıma kapasitesi üzerinde yolcu alınması ölen ve yaralanan sigortalıların sayısının artmasına neden olmuştur.
Bu kapsamda davalı şirketin işveren sıfatından kaynaklanan sorumluluğunun, 506 sayılı Kanunun 26 ncı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 2 vd. maddelerine uygun olarak belirlenmesi gerekir. Halbuki hükme dayanak yapılan kusur raporu 26. maddeye uygun değildir, Zira, o raporda işveren kusuru yeterli şekilde tartışılmamıştır. Mahkemece, anılan madde çerçevesinde yeniden kusur incelemesi yaptırılıp maddi olaya uygunluğunun denetlenmesinden sonra hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, 506 sayılı Kanunun 26. maddesine uygun olmayan kusur raporuna dayanılarak hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy