(506 S. K. m. 130) (1086 S. K. m. 275)
Dava ve Karar: Dava, davalı S.'nin sigortasız olarak çalıştırıldığı gerekçesiyle, Kurumca resen tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, istek gibi davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılardan SGK Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. T. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Somut olayda, iki yoklama memuru tarafından düzenlenen 24.01.2006 tarihli işyeri durum tespit tutanağı ve 15.08.2006 tarihli rapor içeriğinden, davalı S.'nin, davacı babasına ait olup 05.04.2000 tarihinde kapsama alınan matbaa işyerinde, doğum dönemi olan 01.11.2001-30.06.2002 arası süre hariç 05.04.2000-01.11.2001 ve 30.06.2002-24.01.2006 arası dönemde sigortalı olarak çalıştığı, anılan işyerinde 03.05.2000-14.12.2005 arası dönemde birçok faturanın davalı S.'nin isim ve imzası ile düzenlendiği ve söz konusu belgelerin işletme defterine kaydedildiği anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, davacı işveren 04.05.2006 tarihli yoklama memuru ifade tutanağında; davalı S.'nin kızı olup 2000 yılı Nisan ayından itibaren ücret almaksızın yardım amaçlı arası sıra gelip telefonlara baktığını, bilgisayarda basılacak kartların dizaynını yaptığını, banka ya da müşterilere gittiğini, eşinden ayrı yaşayan davalı S.'nin kendisi ile birlikte kalıp geçiminin de kendisi tarafından sağlandığını beyan etmiştir.
Sosyal Sigortalar Kanununun 130. maddesine 4958 sayılı Yasanın 49. maddesi ile eklenen ve 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren yedinci fıkra hükmünde; Kurumun, işyerlerinin mevcut durumlarını, faal olup olmadıklarını, sigortalı çalıştırılıp çalıştırılmadığı ve benzeri hususları inceleme, araştırma, tespit ve yoklamasını sigorta yoklama memurları vasıtasıyla yaptırabileceğini, anılan yasa ile ekli dördüncü fıkra hükmünde ise; bu maddenin uygulanmasında teftiş, kontrol ve denetleme yetkisine sahip olanlar tarafından düzenlenen tutanakların aksi sabit oluncaya kadar muteber olacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Hal böyle olunca, bu tutanakların aksinin aynı güç ve nitelikteki, delillerle kanıtlanmış olması gerekir. Somut olayda, yoklama memurları tarafından tespite konu edilen dönemlerde davalı Sevgi'nin davacıya ait işyerinde çalıştığının işyeri kayıtlarıyla sabit olması, kaldı ki işveren ifadesinin dahi bu hususu teyit etmesi karşısında, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi yöndeki tanık beyanları ve bilirkişi raporu dikkate alınarak davanın kabulüne hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
O halde; davalılardan SGK Başkanlığı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 21.09.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy