(1479 S. K. m. 63) (818 S. K. m. 53)
Dava: Davacı, trafik kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine yapılan yardımların, 1479 sayılı Yasanın 63. maddesi gereğince davalılardan tazminine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Küçükçekmece Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi H. Ö. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Kanunun 63. maddesidir. Söz konusu maddeye göre, Bağ-Kur'un rücu hakkının doğabilmesi için öncelikle 3. kişinin yani sigortalı dışında kalan bir başka kişinin suç sayılır hareketinin mevcut olması ve bu sebeple sigortalıya Kurumca yardım yapılması gerekir.
Eldeki dava dosyasına konu olayda; kesinleşen ceza davasında temin edilen ve mahkemece hükme esas alınan 23.09.2004 tarihli, iş güvenliği uzmanı tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda, davalı Belediye Başkanlığı yetkililerinin kaçak yapılaşmayı engellemek için yeterli denetimi yapmadıkları gerekçesi ile 2/8 oranında kusurlu oldukları bildirilmiş ise de, anılan raporda, Belediye Başkanlığı yetkililerinin, sorumluluklarının yasal dayanakları ve ihmallerinin kazanın meydana gelmesindeki etkileri yeterince irdelenip açıklanmadığı için, anılan rapor hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Hal böyle olunca, Mahkemece, Borçlar Kanununun 53 üncü maddesi uyarınca, hukuk hakiminin, kesinleşmiş ceza kararına konu maddi olgularla bağlı olup, ceza yargılaması sürecinde belirlenen kusur oranlarıyla bağlı olmadığı gözetilerek, işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili kazanın vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişi heyetinden, kusur oranı ve aidiyeti konusunda yeni rapor alıp irdelenerek, yeniden yapılacak yargılama sonunda, aleyhine oluşturulan kararı temyiz etmeyen davalı yönünden, davacı Kurum yararına oluşan usulü kazanılmış hak olgusu dikkate alınarak, varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Küçükçekmece Belediye Başkanlığı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan Küçükçekmece Belediye Başkanlığı'na iadesine, 29.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy