(1479 S. K. m. 70) (506 S. K. m. 26, 134) (2576 S. K. m. 1, 6) (YHGK. 07.04.2010 T. 2010/4-178 E. 2010/206 K.) (YHGK. 28.11.2001 T. 2001/4-661 E. 2001/1074 K.)
Dava: Dava; trafik-iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelir nedeniyle uğranılan Kurum zararının tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ş. A. D. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Görev konusu kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemelerce resen gözetilmesi gerekir.
İş Mahkemeleri 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş olan istisnai nitelikte olan özel mahkemelerdir. 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu'nun 70. maddesi ile 506 sayılı Kanun'un 134. maddesine göre; 506 ve 1479 sayılı Kanunların uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür.
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri Ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu Ve Görevleri Hakkında Kanunun 1. maddesi hükmüne göre Bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemeleri bu Kanunla verilen görevleri yerine getirmek üzere kurulmuş genel görevli bağımsız mahkemelerdir. Aynı Kanunun 6. maddesinde ise; Vergi mahkemeleri:
a) Genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davaları,
b) (a) bendindeki konularda 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasına ilişkin davaları,
c) Diğer kanunlarla verilen işleri, Çözümler. hükmü öngörülmüştür.
Dava, hemzemin geçitte meydana gelen trafik-iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelir nedeniyle uğranılan Kurum zararının 506 sayılı Kanun'un 26. maddesi uyarınca davalılardan tazmini istemine ilişkindir. Olay yerinin hemzemin geçit olduğu anlaşılmaktadır. Özel Kanunu ile ticari şekilde işletilmek üzere kurulu, Kamu İktisadi Teşebbüsü olan TCDD işletmesinin 3. şahıslarla yaptığı taşıma sözleşmesi gibi ilişkilerinde, bu kuruluşun özel hukuk hükümlerine tabi olması nedeniyle tacir sayılacağı kabul edilirken, özel hukuk hükümlerine tabi ayrıca ticari şekilde işletilen bu kuruluşun TTK 3. maddesinde sayılan tacirin haksız fiilden kaynaklanan eyleminden doğan davalarının hizmet kusuru bulunduğundan bahisle İdari Yargı yerinde görüleceğinin ileri sürülmesi mevcut yasal düzenleme ve eylemsel uygulama karşısında geçerli bir görüş olarak kabul edilemez. TCDD işletmesine ait trenin hemzemin geçitte 3. şahıslara verdiği zarardan dolayı açılacak tazminat davasının çözüm yeri Adli yargıdır. Yargıtay Hukuk Kurulu'nun 07.04.2010 tarih 2010/4-178 E. 2010/206 K. sayılı, 28.11.2001 tarih 2001/4-661 E. 2001/1074 K., 09.02.2000 tarih 2000/4-661 E. 2000/72 K. sayılı ilamlarında bu husus açıkça vurgulanmıştır. Anılan yasal düzenlemeler çevresinde bu davada idare mahkemeleri görevli olmayıp görev belirgin bir biçimde adli yargıya (İş Mahkemelerine) aittir. Hal böyle olunca davaya idari yargı içinde bakılamayacağı nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Kabule göre de; hüküm fıkrasının (1.) paragrafında yargı yolu yanlışlığı nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesi isabetsizdir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy