(5510 S. K. m. 4, Geç. m. 7, Geç. m. 24) (506 S. K. m. 34, Geç. m. 20)
Dava: Davacı, 2925 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığı hariç olmak üzere ürün bedellerinden yapılan tevkifat nedeniyle 01.06.1995-31.01.2008 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalığının geçerli sayılmasına ve 5510 sayılı Kanunun Geçici 24. maddesinden yararlandırılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilamda belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün 31.12.2002 tarihine kadar olan sigortalılığın tespiti ile, 5510 sayılı Yasanın Geçici 24. maddesinden yararlanma talebinin reddine ilişkin bölümlerinin ONANMASINA,
2- Davanın, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 4-I-b bendi kapsamındaki sigortalılara ilişkin olduğu ancak, geçiş hükümlerini içeren aynı yasanın Geçici 7. maddesi hükmünde Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı kanunlar ile 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine göre sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiili hizmet süresi zammı, itibari hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirilirler hükmü ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı karşısında davanın yasal dayanağı 2926 sayılı Kanundur.
Tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 36. maddesi ...Kurumun prim alacakları; Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkif suretiyle de tahsil edilebilir şeklinde bir düzenleme getirdiğinden, bu kural uyarınca, davalı Bağ-Kur tarafından ürün bedelinden tevkifat yapılmış ise, tevkifat tarihini takip eden aybaşından itibaren sigortalılık başlatılır. Sigortalılıkları bu şekilde başlatılan çiftçilerin tarımsal faaliyetlerini devam ettirmeleri koşuluyla, sigortalılıkları devam ettirilir. Tarımsal faaliyetin tespitinde; ziraat odası kayıtları, kamu kurum ve kuruluşlarının, meslek kuruluşlarının, kooperatif veya birliklerin kayıtları esas alınır. Ziraat Odası Başkanlığı 27.08.2008 tarihli yazılarında; oda kayıtlarının 25.01.2003 tarihinde ziraat odası başkanın çantasının çalınması ve odaya ait belgelerin çantada olması nedeniyle zayi olduğu, odaya kayıt tarihine ulaşılamadığı, zayi tarihinden sonraki davacı beyanının 23.04.2004 olduğu ve davacının halen oda üyesi olduğu bildirilmiştir. Davacının tevkifat olmadığı yıllarda, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyetinin varlığı belirtildiği şekilde araştırılmalı, belgelerin zayi olmasından önceki ve sonraki ziraat odasına kayıt tarihi odadan ve diğer kuruluşlardan sorularak tespit edilmeli, hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilerek karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde 31.12.2002 tarihinden sonraki talebin reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 14.04.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy