(1086 S. K. m. 94, 417, 418) (HGK. 28.05.2008 T. 2008/10-370 E. 2008/410 K.)
Dava: Davacı, davalı işverene ait işyerinde askerlik dönemi öncesi ve sonrası olmak üzere 05.09.1989 - 1994/11.ay; 15.05.1996-05.03.1999 tarihleri arası sürekli çalışma nedeniyle eksik bildirime konu olan çalışmaların tespitini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Şerafettin Özyürür tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: a- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
b- 22.11.1994 - 26.05.1996 tarihleri arasındaki askerlik dönemi öncesi ve sonrası olmak üzere, davalı işverene ait konfeksiyon imalatı işyerinde makinacı olarak 05.09.1989 - 1994/11.ay ve 15.05.1996 - 05.03.1999 tarihleri arası sürekli çalışma nedeniyle, anılan dönemlerdeki eksik bildirime konu çalışma sürelerin tespiti istemine ilişkin olan davada; Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda, 01.10.1993 tarihi öncesi çalışmaların hak düşürücü süre kapsamında kaldığı, giderek çalışma başlangıcı 01.10.1993 tarihi esas alınmak suretiyle ve bu tarihten sonraki talebe konu dönemlerdeki çalışmaların sürekliliğinden hareketle, bildirimsiz 01.10.1993 - 15.11.1994 ve 04.06.1996 - 01.09.1996 tarihleri arası 492 günlük çalışmanın tespiti ile sonucu itibarıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Gerek davalı işverene ait 0586053 no'lu işyerine ilişkin 1994/1.dönem dört aylık dönem bordosuna ve gerekse davacıya ait hizmet cetveline göre; 1994/1.döneminde aynı işyerinden, davacı adına 120 günlük çalışmanın bildirilmiş olması ve bildirilen bir sürenin yeniden tespitinde davacı yönünden hukuki yararın bulunmadığı gözetilerek, anılan bildirime konu süre (120 gün) dışlanmak suretiyle tespit hükmü kurulması gerekirken, bu husus gözetilmeksizin hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
Öte yandan, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.5.2008 gün ve 10-370/410 sayılı kararında da belirtildiği üzere, vekalet ücreti de dahil yargılama giderlerinin davada haksız çıkan, yani aleyhe hüküm verilen tarafa yükletileceği yönündeki Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 417. maddesi gözetilmeksizin, sonucu itibarıyla davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davalı Kurumun sorumlu tutulması, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 94. ve 418. maddelerinde öngörüldüğü gibi özel bir sebep bulunmayan hallerde, yargılama giderlerinin tarafların kısmen haklı çıkmalarına rağmen haklı çıktıkları oranda paylaştırılmaması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir.
Ne var ki, aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Hükmün 1 no'lu bendinde yer alan ... kabulü ile, kelimesinin silinerek, yerine, ... kısmen kabulü ile, kelimelerinin yazılmasına; yine aynı bendin ikinci satırında yer alan 330 rakamlarının silinerek, yerine, 210 rakamlarının yazılmasına,
2- Hükmün vekalet ücretine ilişkin 3 no'lu bendinin, son satırının son cümlesinden sonra gelmek üzere ... davanın kısmen reddi nedeniyle 450,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine. Sözlerinin eklenmesine,
3- Hükmün yargılama giderine ilişkin 4 no'lu bendinin tamamen silinerek, yerine, ... Aşağıda dökümü yapılan 143,00 TL yargılama giderinden, davalı Kurumun harçtan muafiyet durumu ve davanın kısmen red durumu gözetilerek 13.89 TL'sinin her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen, bakiye 129,11 TL'nin ise davalı işverenden alınarak davacıya verilmesine. sözlerinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy