(506 S. K. m. 79, 80, 140)
Dava: Dava, davalı Kurumca düzenlenen kayıt inceleme tutanağı ile raporun iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı SGK Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi T. Ö. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacının yetkili müdür ve yasal temsilci olarak görev yaptığı dershanede 506 sayılı Kanun hükümleri kapsamında zorunlu sigortalı statüsünde hizmet akdine dayanılarak çalıştırılan S. Ş. adlı öğretmenin yakınması üzerine söz konusu işveren ve işyeri hakkında inceleme ve denetim görevini yerine getiren davalı Kurum kontrol memurunca, 2004, 2005, 2006 yıllarının çeşitli aylarına yönelik olarak, anılan sigortalının bildirim ve prim ödemelerinin eylemli duruma aykırı biçimde eksik yapıldığı gerekçesiyle 15.08.2007 günlü kayıt inceleme tutanağı ile 20.08.2007 tarihli rapor düzenlendiği, sonrasında işe giriş bildirgesi ile aylık prim ve hizmet belgelerinin hazırlanarak sunulması istemini içeren 11.09.2007 günlü Kurum yazısının gereğinin yerine getirilmemesi üzerine idari para cezaları tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanunun Prim Belgeleri başlığını taşıyan 79'uncu maddesinin yedinci fıkrasında; fiilen veya işyeri kayıtlarından belirlenecek her türlü bilgiden ya da kamu kuruluşları tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden çalıştığı tespit edilen sigortalılara ait olup, bu Kanun uyarınca Kuruma verilmesi gereken belgelerin, yapılan tebligata karşın bir ay içinde verilmemesi veya eksik verilmesi durumunda, bu belgelerin Kurumca resen düzenleneceği ve içeriği sigorta primlerinin Kurumca belirlenerek işverene tebliğ edileceği açıklanmış, maddenin sekizinci fıkrasında da; işverenin, tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ilgili Kurum ünitesine itiraz edebileceği, itirazın tahsilatı durduracağı, itirazın reddi durumunda kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde işveren tarafından yetkili mahkemeye başvurulabileceği, yetkili mahkemeye başvurulmasının prim borcunun tahsil ve takibini durdurmayacağı hüküm altına alınmış, dokuzuncu fıkrasında ise, mahkemenin Kurum yararına karar vermesi durumunda 80'inci maddenin prim borcuna ilişkin hükmünün uygulanacağı yönünde düzenleme yapılmıştır.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, öncelikle belirtilmelidir ki, 506 sayılı Kanunun 140'ncı maddesi gereğince, ilgililer hakkında tahakkuk ettirilen idari para cezalarına yönelik uyuşmazlıkların idari yargı yerinde çözümlenmesi gerekmektedir ve işbu davanın konusunun anılan tür ve nitelikte bulunmadığı belirgindir. Diğer taraftan, sonucu itibarıyla davada elde edilmek istenen hukuki yarar ve sonuç dikkate alındığında dosya içerisinde yeterli bilgi ve belgenin bulunmadığı da açıktır. Bu bakımdan: sigorta primi ve ferilerine yönelik olarak davanın yasal dayanağı olan maddede öngörülen prosedür çerçevesinde davalı Kurum tarafından borç tahakkuk işlemi yapılıp yapılmadığı belirlendikten, yapıldı ise sonrasında izlenen/izlenmesi gereken yasal sürece ilişkin tüm bilgi ve belgeler getirtilip diğer kanıtlar toplandıktan sonra yakınmacı sigortalının tanık sıfatıyla bilgi ve görgüsüne başvurularak uyuşmazlığın esasına ilişkin yapılacak irdelemeyle hüküm kurulması gerekmektedir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy