(506 S. K. m. 79) (5510 S. K. m. 6, Geç. m. 7)
Dava: Dava, davacının davalıların murisine ait işyerinde 01.03.1979-01.11.1983 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, işe giriş bildirgesindeki imzanın davacının eli ürünü olmadığı, tanık beyanları dışında iddiayı doğrular nitelikte delil bulunmadığı gerekçeleriyle ilamında belirtildiği şekilde; davanın reddine karar verilmiştir.
Karar: Hükmün, davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ş. A. D. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava konusu dönemde davalı işyerinde geçtiği iddia edilen hizmetlere ilişkin olarak Kuruma davalı işyerinden verilen 01.03.1979 işe başlama tarihli işe giriş bildirgesi ile bu tarihten itibaren 1979 yılı içerisinde toplam 142 gün kısmi bildirimlerinin bulunduğu, dinlenen dört davacı tanığından biri bordro tanığı olup tanıklarının tamamının iddiayı doğrular nitelikte beyanlarda bulundukları anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. Anılan Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re'sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz ününde bulundurulmalıdır. Kuruma bildirilmeyen sürelerde hizmet akdi ile çalışıldığına ilişkin tespit davalarında, davacı iddiasını her türlü delille ispat edebilir.
Açıklanan ilkeler ışığında, Mahkemece, işe giriş bildirgesindeki imzanın davacının eli ürünü olmamasının somut uyuşmazlık da davacının aleyhine değerlendirilemeyeceği gözetilerek, davacının askerlik süresinin tespiti suretiyle, dava konusu dönemde davacı ile birlice çalışan ve işverenin bordrolarında kayıtlı kişiler saptanarak, bilgi ve görgülerine başvurulmalı, bunun dışında sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği yada bildirim dışı kaldığı hususu gereğince araştırılmalı, davalı işyerinde tespiti istenen dönemde Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, yapılmışsa belgeler getirtilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde; işyerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 20.09.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy