(506 S. K. m. 6, 79)
Dava: Dava, davalı işverene ait
plakalı araçta hizmet akdine dayalı olarak 12.09.1998 ile 30.11.2001 tarihleri arasında aralıksız olarak çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Y.S. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesidir. Anılan Yasanın 6. maddesinde ifade edildiği üzere sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılmaz ve feragat edilemez olması, sosyal güvenliğin Anayasal haklardan bulunması itibariyle, bu tür davaların kamu düzeni ile ilgili olması nedeniyle özel bir duyarlılıkla yürütülmesi ve kanıtların re'sen toplanması gereği vardır.
Mahkemece verilen kararın gerekçesinde; davacının, davalı işyerinden Mayıs 2000 tarihinde ayrıldığı, bu nedenle 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği kabul edilmiş, ayrıca davacının Ö.A. aleyhine açtığı başka bir hizmet tespiti davasıyla, adı geçene ait ticari takside Mayıs 1996 - Mayıs 1999 tarihleri arasında hizmet akdiyle çalıştığını iddia ettiği, eldeki dava ile tespite konu süreler bakımından çakışma olduğu, bu durumda davacının iddiasında samimi olmadığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda; davalıya ait
plakalı ticari taksi şoförü olarak çalışmakta iken davacı adına kesilen trafik para cezalarından son tutanak tarihi, 10.05.2000 tarihi ise de, davacının bu işyerinde (dava dilekçesindeki talep de gözetilerek) 30.11.2001 tarihine kadar çalıştığına dair tanık beyanları dikkate alındığında, bu çalışmanın en son trafik cezasının kesildiği tarih esas alınarak sonlandırılmasının isabetsiz olduğu sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, mahkemenin hak düşürücü süreye ilişkin kabulü yerinde olmayıp, işin esasına girilerek araştırma yapılması gerekir.
Öte yandan, davacının işbu davadan önceki bir tarihte, başka bir işveren aleyhine açtığı hizmet tespiti davası ile, Mayıs 1996 - Mayıs 1999 tarihleri arasında ticari taksi işyerinde şoför olarak çalıştığını iddia ettiği, iş bu davasında ise davalı işveren aleyhine 12.09.1998-31.11.2001 tarihleri arasında aynı mahiyette bir çalışmasının olduğu iddiası ile dava açmasından yola çıkılarak, farklı işverenler aleyhine açılmış olup dava edilen süreler bakımından çakışma olduğu belirtilip, davacının çelişkili iddiaları olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesi de isabetsizdir. Zira, yapılan işin niteliği itibariyle, davacı, kısmi çalışma esasına göre, birden fazla işveren yanında çalışmış olabilir. Mahkemece, yetersiz araştırmaya dayalı bir yorumla, davanın reddi yerine, her iki işveren yönünden çakışan süre içinde fiili ve gerçek çalışmanın varlığı araştırılmalıdır. Bu hali ile, eksik incelemeye dayanan karar, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 06.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy