(506 S. K. m. 66) (2925 S. K. m. 26)
Dava: Davacı, davalıya yersiz ödenen ölüm aylıklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi H. Ö. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davanın yasal dayanağı 506 Sayılı Yasanın 66. maddesidir. Mahkemece, anılan maddenin 5561 sayılı Yasanın 1. maddesi ile değişik c bendi gereğince, davalının murisinin 900 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemesinin bulunduğu ve ölüm aylığı şartlarının gerçekleştiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; anılan maddedeki 5561 sayılı Yasanın 1. maddesi ile yapılan değişiklik 16.12.2006 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, anılan Yasanın Geçici 93. maddesindeki Bu Kanunun 66 ncı maddesinin (c) bendi ile 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununun 26 ncı maddesinin (a) bendinde yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce bu değişiklikle öngörülen şartları yerine getiren sigortalının hak sahiplerinin aylıkları bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ödeme dönemi başından geçerli olmak üzere başlatılır. hükmü de gözetildiğinde, ihtilaf konusu olan 20.11.2005-20.09.2006 tarihleri arasındaki döneme ilişkin 5561 sayılı Yasanın 1. maddesi ile yapılan değişikliği uygulama olanağı bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, ihtilaf konusu olan 20.11.2005-20.09.2006 tarihleri arasında yürürlükte bulunan, anılan maddenin 2422 sayılı Yasanın 8. maddesi ile değişik c bendindeki, Toplam olarak 1800 gün veya en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, sigortalılık süresinin her yılı için ortalama olarak 180 gün Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları primi ödemiş durumda olma hükmü gereğince, davalıya ölüm aylığının bağlandığı 01.07.2005 tarihinde ve taraflar arasında ihtilaf konusu olan dönemde davalının murisinin 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemediğinin ve ölüm aylığı şartlarının bulunmadığının sabit olması karşısında; davanın kabulü gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy