(ILO 102 Nolu Sözleşme - Sosyal Güvenliğin Asgari Normları Hakkında Sözleşme m. 10) (2709 S. K. m. 90) (506 S. K. m. 32, 33, Ek m. 32) (5510 S. K. m. 63) (YHGK. 04.03.2009 T. 2009/10-34 E, 2009/104 K.) (YHGK. 12.05.2010 T. 2010/10-306 E. 2010/259 K.)
Dava: Davacı, Gazipaşa Devlet Hastanesi Sağlık Kurulu'nun 10.02.2006 günlü raporundaki görüş uyarınca alınan hareket terapisi cihazı bedeli olan 5.005,89 İsviçre Frangının vade farkıyla birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak, davanın kısmen kabulüne, Dava konusu cihazın satın alındığı şirket ile olan ihtilafı sebebi ile talep edilen alacak miktarı yönünden davanın reddine, 7.276,50 YTL cihaz bedelinin davalı Kurumdan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi H. K. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1- Davanın kanuni dayanağını oluşturan 506 s. Kanunun Ek 32. maddesi, Sigortalılar ile Kurumdan sürekli işgöremezlik geliri, malullük veya yaşlılık aylığı almakta olanların geçindirmekle yükümlü oldukları çocuklarının ve Kurumdan hak sahibi olarak gelir veya aylık alan çocukların, iyileşmelerine yarayacak yahut işgöremezliklerini gidermeleri için gerekli görülen protez araç ve gereçleri, Kurumca, 34 üncü maddede belirlenen sağlık yardımları süreleri ile bağlı olmaksızın sağlanır, onarılır ve tesbit edilen süre ve şartlarla yenilenir.
Sigortalıların çocuklarına verilecek protez, araç ve gereçlerin bedellerinin %20'si kendilerince ödenir. Ancak, sigortalıların çocuklarından alınacak katkı miktarı, ödeme tarihindeki 25.8.1971 günlü ve 1475 s. İş Yasasının 33 üncü maddesine göre sanayi kesiminde çalışan onaltı yaşından büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücretin birbuçuk katından fazla olamaz...
Bu madde gereğince verilecek protez, araç ve gereçlerin standartlara uygunluğu dikkate alınarak, türleri, süre ve şartları ile yapılacak ödeme miktarlarına ilişkin esaslar Kurumca hazırlanacak yönetmelikle tesbit edilir. Düzenlemesini içermektedir.
506 s. Yasanın hastalık sigortasına ait 32. ve devamı maddelerinde yer alan işgöremezliği giderme kavramı aktif sigortalıların çalışma hayatına ait bir kavram olup, uyuşmazlığın çözümünde Yasanın Ek 32. maddesinde yer alan iyileştirme kavramının da tetkiki gerekmektedir. T.C. Anayasası'nın 90. maddesi uyarınca usulüne göre yürürlüğe konulmuş anlaşmalar yasa hükmündedir. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ait milletlerarası anlaşmalarla Kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi sebebiyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası anlaşma hükümleri esas alınır. Bu bağlamda onay yasası ile yürürlüğe giren Sosyal Güvenliğin Asgari Normları Hakkında 102 No.lu ILO Sözleşmesinin 10/3. maddesinde; yapılacak yardımların, korunan kimsenin sağlığını korumaya, çalışma gücünü iadeye ve şahsi ihtiyaçlarını karşılayabilme kabiliyetini artırmaya matuf olduğu açıklanmıştır. 506 s. Yasanın hastalık sigortası kolundan sağlanacak sağlık yardımlarının kapsamı başlıklı 33. maddesinin son fıkrasında da bu madde gereğince yapılacak sağlık yardımlarının; sigortalının sağlığını koruma, çalışma gücünü yeniden kazandırma ve kendi ihtiyaçlarını görme kabiliyetini artırma amacını güdeceği açıkça belirtilmiş, bir anlamda, onaylanması sebebiyle bağlayıcı hale gelen 102 No.lu ILO Sözleşmesinin 10/3. maddesi hükmü tekrarlanmıştır. Her iki kanuni düzenlemenin açıkça gösterdiği gibi, sigortalı veya hak sahibine dik pozisyonlandırma cihazı temini yönünden; aranacak temel unsur; iyileşmesine yardımcı olması unsurudur. İyileşmeye yardımcı olma kavramının ise, açık kanuni düzenlemeler uyarınca; sağlığı koruma, çalışma gücünü yeniden kazandırma ve kendi ihtiyaçlarını görme kabiliyetini artırma olarak kabulü zorunludur, aksinin kabulü halinde iyileşme kavramına ilk günkü sağlığına kavuşma anlamının verilmesi halinde, ortez ve protez kullanımının hiçbir zaman mümkün olamayacağı hususu da açıktır.
Yargılama sırasında yürürlüğe giren 5510 s. Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 63. maddesinde de yapılan açıklamalar doğrultusunda düzenleme bulunmaktadır. Buna göre; iş kazası ile meslek hastalığı, hastalık ve analık sonucu tıbben gerekli görülen sağlık hizmetlerinin karşılanması, temini amacıyla Kurumca finansmanı sağlanacak sağlık hizmetleri içerisinde (f) bendinde ortez ve proteze yer verilirken, temini için sadece; sağlanacak sağlık hizmetleriyle ilgili teşhis ve tedaviler için gerekli olabilme ifadesi kullanılmıştır.
Kurumun teminle yükümlü olduğu yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun fiyatlı cihaza hak kazanılması için gerekli olan iyileştirme unsurunun, sair bir anlatımla sağlığı koruma, çalışma gücünü yeniden kazandırma ve kendi ihtiyaçlarını görme kabiliyetini artırma hususlarının; cihazı kullanacak kişi yönünden, üniversite veya eğitim araştırma hastanelerinin fiziksel tıp ve rehabilitasyon kliniklerinde yatırılarak uygulama ve eğitiminin yapılması sonrasında nöroloji, ortopedi ve fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanlarının da içerisinde yer aldığı sağlık kurulu raporu ile gerekliliğinin belirlenmiş olması gereklidir. (Yargıtay HGK, 04.03.2009, 2009/10-34 E., 2009/104 K.)
Hastanın dava konusu cihazı kullanımı gereksiniminin, anılan Hukuk Genel Kurulu kararında da öngörüldüğü üzere konuda uzman bilirkişi kurulu tarafından yapılacak incelemeyle ortaya konulması zorunluluğu bulunmakta olup, bu konuda inceleme yapmak üzere, hastanın özür durumu da gözetilerek, ortopedi ve travmatoloji, fiziksel tıp ve rehabilitasyon, nöroloji uzmanlardan oluşturulacak bilirkişi kurulunca hazırlanacak raporda; hastanın hareket terapisi cihazı kullanma gereksiniminin bulunup bulunmadığı konusunda saptama yapılırken; davacının kullanımına sunulan cihazın aktif, pasif, Assistif aktif ve simetri çalışma modlu, limitsiz otomatik rotasyon yönü değişimli spazm giderme fonksiyonlu özelliklere sahip olduğu gözetilerek, hastanın özür durumuna göre, özelliksiz aracı fiziki güç yetersizliği veya olanaksızlık ya da hareket ettirmesi halinde sağlığının tehlikeye gireceği bir durumun bulunup bulunmadığı; hastanın fiziksel durumu zeka düzeyi, yaşı ve yaşadığı mekan ile psikolojik koşulları da değerlendirilerek bahsedilen özelliklere sahip cihaz kullanması zorunluluğunun bulunup bulunmadığı bilimsel dayanaklarıyla ortaya konulmalıdır. Yapılan inceleme sonucunda, hareket terapisi cihazı kullanımı gereğinin tespitine karşın, özellikli cihaz kullanımını gerektirir tıbbi zorunluluk ortaya konulamadığı takdirde, özelliği olmayan cihaz esas alınarak Kurum tarafından karşılanacak bedelin belirlenmesi gereğinin gözetilmemiş olması;
2- Bedelinin tahsili istenen cihaz değerinin tespiti amacıyla Ankara Ticaret Odası'na yazılan yazı yanıtında, bu konuda protokole rastlanmadığı için, ithalatçı firmanın sunduğu belgeler üzerinden değerlendirme yapılarak sonuca varıldığı ve faturadaki fiyatın rayice uygun olduğu bilgisi yer almış ve mahkemece, fatura değeri üzerinden tahsile karar verilmiştir.
20.01.2009 günlü Resmi Gazetede yayımlanan ve Tedavi Yardımına Ait Uygulama Tebliğinde değişiklik öngören düzenleme de gözetilerek; bedeli dava konusu edilen cihazın, davalı Kurum yönünden bağlayıcı fiyat tarifesinin bulunup bulunmadığı araştırılarak, böylesi bir fiyatın bulunmadığı sonucuna varıldığı takdirde; davalı Kurum ile protokollü firmaların protokolü dahilinde olmayan veya Kurumla protokolü olmayan firmalardan temin edilen cihazların Kurum tarafından karşılanabilecek değerinin tespiti konusundaki yöntem gereğince, Sağlık Bakanlığının konuya ait görüşü de alınmak suretiyle rayiç belirlenmesi gereği gözetilmeksizin, fatura değeri esas alınarak eksik incelemeyle sonuca varılması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 15.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy