(506 S. K. m. 80) (6183 S. K. Mük. m. 35) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Davacı, hakkında düzenlenen ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılamada, ödeme emrinin iptali ile Kurum işleminin yasal olmadığının ve davacının maaşına konulan haczin kaldırılması gerektiğinin tespiti yönünde hüküm kurulmuştur.
Hükmün, davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Tolga Özmen tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı hakkında 24.03.2003 günü haciz bildirisi düzenlendikten sonra 14.04.2003 tarihinde evinde haciz işlemi uygulandığı, 18.06.2003 günlü haciz bildirisinden sonra 27.06.2003 tarihinde Kuruma yönelttiği itirazın 02.07.2003 tarihinde reddedilmesi üzerine 18.07.2003 günü işbu davanın açıldığı, davacı yönünden düzenlenmiş herhangi bir ödeme emrinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun Primlerin ödenmesi başlığını taşıyan 80 inci maddesinin on ikinci fıkrasında; sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen tüzel kişiliğe sahip işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkililerinin, Kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları belirtilmiş; 6183 sayılı Kanunun Kanuni temsilcilerin sorumluluğu başlıklı mükerrer 35 inci maddesinde de; tüzel kişilerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacaklarının, yasal temsilcilerin kişisel mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği açıklanmıştır.
İnceleme konusu davada; Dairemizin 19.09.2005 gün ve 7679/9069 numaralı bozma ilamına uyulmasına karşı, ilam gereğinin yerine getirilmediği belirgindir. Bu bakımdan; öncelikle istem, davacı vekilinden sorulmak suretiyle tüm açıklığıyla belirlenmeli, sonrasında bozma ilamında ayrıntıları yazılı olduğu üzere yöntemince inceleme ve araştırma yapılmalı, tarafların sunacağı tüm kanıtlar toplanmalı, davacı hakkında düzenlenmiş ödeme emri bulunup bulunmadığı saptanmalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 74 üncü maddesinde öngörülen istemle bağlılık ilkesi de dikkate alınmak suretiyle yapılacak irdeleme sonrası elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın kabulü yönünde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.07.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy