(1479 S. K. m. 63)
Dava: Davacı, 21.08.2001 tarihli trafik kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirlerin 1479 sayılı Yasa'nın 63. maddesi uyarınca davalılardan rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, davalı Fatih D. hakkındaki davanın kabulüne, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı SGK Başkanlığı ile davalılardan Fatih D. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'nın temyiz itirazlarının reddine,
2- Somut olayda; 21.08.2001 tarihinde davalı Fatih D. yönetiminde bulunan ... ... ... plakalı aracın neden olduğu trafik kazasında sigortalı Abdurrahman Kütükçü yaralanarak malül kalmıştır. Kazaya karışan aracın sigortalıya satıldığı ve işleten sıfatının sigortalıda olduğu bozma sonrasında yapılan yargılama ile belirlenmiştir. Hükme dayanak alınan 04.06.2007 tarihli kusur raporunda, araç sürücüsü davalı Fatih'in %25 oranında kusurlu olduğu, sol arka lastiğin patlaması şeklinde oluşan teknik arazının ise, %75 oranında olaya etken olduğu belirtilmiş olup; bozma kapsamı dışında kalan kusur oran ve aidiyetleri yönünden taraflar yararına usulü kazanılmış hak oluşmuştur.
Davanın yasal dayanağı olan 1479 sayılı Yasanın 63. maddesi uyarınca; Bağ-Kur'un rücu hakkının doğabilmesi için, öncelikle, 3. kişinin yani, sigortalı dışında kalan bir başka kişinin suç sayılır hareketinin mevcut olması ve bu sebeple sigortalıya Kurumca yardım yapılması gerekir. Kazanın oluşumunda 3. kişi durumunda olan davalının sorumluluğunun münhasıran olaydaki %25 kusur oranı ile sınırlı olması gerekirken, yazılı şekilde alacağın tamamından sorumlu olduğuna karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalılardan Fatih D. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan Fatih D.'ne iadesine, 30.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy