(2926 S. K. m. 2, 3, 10, 36)
Dava: Davacı, 01.08.1995-31.10.2008 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği biçimde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ercan Özkan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, davacının 2926 sayılı Yasanın 36. maddesine göre Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkif suretiyle tahsil edilen primler sebebiyle 01.08.1995-31.10.2008 tarihleri arasında zorunlu tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Davalı Kurumda tescili bulunmayan davacının, 20.07.1995, 20.04.1996, 04.08.1997, 05.05.1998, 14.04.1999, 16.04.2000, 12.04.2001, 05.04.2002 tarihlerinde Yaprak Tütün İşletme Müdürlüğü'ne teslim ettiği ürün bedellerinden prim kesintilerinin yapıldığı, Ziraat Odası'na 01.01.1994 gününde kaydolduğu, mahkemece, anılan belgelere, muhtarca düzenlenen ilmühabere ve tanık anlatımına dayanılarak istemi aynen hüküm altına alınmıştır.
2926 sayılıYasanın 2. maddesine göre, sair sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmayan tarımsal faaliyette bulunan kimseler, sair koşulların da varlığı durumunda tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılırlar. Ancak bunun için tarımsal faaliyette bulunulduğunun kanıtlanması zorunludur. Yasanın 3/b maddesine göre tarımsal faaliyet, gerek kendi mülkünde, gerek ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, gerekse kamuya ilişkin yerlerde yapılabilir. 10. maddede sayılan, makam, kurum, kuruluş, kooperatif, birlik, şirket ve banka kayıtları ise tarım Bağ-Kur sigortalılığının başlangıcına ve tescile esas kabul edilmektedir. Ayrıca belirtmek gerekirse, 2. maddeye göre sigortalı sayılmanın bir koşulu da, 3/b maddesinde belirtilen tarımsal faaliyetin kesintisiz sürdürülmesine bağlıdır.
Dava konusu somut olaya bu çerçevede bakıldığında teslimatın ve kesintinin yapıldığı yıllara yönelik sigortalılığın hüküm altına alınması yerinde ise de, geri kalan 2003/2004/2005/2006/2007/2008 yıllarını içeren dönem yönünden karara dayanak yapılan kanıtların hüküm vermeye elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Bu bakımdan davacının sahibi olduğu taşınmazlar hakkındaki bilgi ve belgeler ilgili kurum ve kuruluşlardan getirtilmeli, yasanın 10. maddesinde sayılan ve tescilde esas alınan kayıtların varlığı, anılan dönemde davacının tarımsal faaliyetini kendi mülkünde mi, yoksa ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde mi sürdürdüğü, faaliyetine ara verip vermediği, kuraklık ve doğal afet gibi olaylara maruz kalıp kalmadığı yöntemince belirlenmeli, bu konularda Cumhuriyet Savcılığı araştırması yapılıp köy muhtarının ayrıntılı bilgi ve görgüsüne başvurulmalı, tarımsal faaliyetin kesintisiz sürdürülüp sürdürülmediği olgusu kuşkuya yer bırakmayacak biçimde saptandıktan sonra sonucuna göre karar verilmelidir.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, mahkemece eksik araştırma ve soruşturma sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle bozulmasına, 06.07.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy