(506 S. K. m. 5, 36, 85) (2926 S. K. m. 2, 3, 10) (Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu Kapsamında Tarımsal Faaliyette Bulunanların Tespit, Tescil ve Takibi Hakkında Yönetmelik m. 5, 9)
Dava: Davacı, ürün bedelinden yapılan tevkifat sebebiyle SSK'lı olduğu süreler hariç olmak üzere 1994 yılından itibaren 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği biçimde davanın kısmen kabulü ile davacının 01.02.1995-31.12.2003 tarihleri arasında zorunlu ve isteğe bağlı SSK'lı olduğu süreler hariç olmak üzere Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar vermiştir.
Hükmün, taraflar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar Sosyal Sigortalar Yasasının 36. maddesi ...Kurumun prim alacakları; Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkif suretiyle de tahsil edilebilir biçiminde bir düzenleme getirdiğinden, bu kural uyarınca davalı Bağ-Kur tarafından pamuk tarımı yapan davacıdan Aydın Pamuk Tarım Satış Kooperatifine teslim ettiği pamuk ürününden teslim ettiği pamuktan dolayı 06.10.1994 gününde prim tevkifatı yapıldığı anlaşılmıştır. Anılan Yasanın 5. maddesinde; Kuruma başvuru gününden itibaren sigortalılığın başlayacağı öngörülmüş olup, ürün bedelinden yapılan ilk tevkifatın Kuruma başvuru niteliği taşıdığı, hak ve mükellefiyetin başlangıcının, tevkifat yapılan tarihi takip eden aybaşı olarak kabul edilmesi gerektiği, ilk tevkifatı takip eden aybaşı olan 01.11.1994 gününden itibaren sigortalılığın tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde, 01.02.1995 gününden itibaren sigortalılığın tespitine karar verilmiş olması isabetsizdir.
2- 2926 sayılı Kanunun 3. ve bu Kanunun uygulanma usul ve esasları hakkındaki Yönetmeliğin 5. maddesine göre tarımsal faaliyet; gerek kendi mülkünde, gerek ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, gerekse kamuya ilişkin yerlerde yapılabilir. Anılan Kanunun Tescilde esas alınacak belgeler başlığını taşıyan 10. maddesi ile yönetmeliğin 9. maddesine göre ise; sigortalıları kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile ayrıca sair kamu kurum ve kuruluşlarının, yasayla kurulu meslek kuruluşlarının tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin, tarım kredi kooperatifleri ve birliklerinin, pancar ekicileri üretim kooperatifleri ile birliğin (Pankobirlik), Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.'nin ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtları esas alınmaktadır.
Pamuk tarımı yapan davacıdan Aydın Pamuk Tarım Satış Kooperatifine teslim ettiği pamuk ürününden dolayı 1994-2003 yılları arasında aralıksız olarak prim tevkifatının yapıldığı, davada uyuşmazlık konusu olan ürün teslimatı ve/veya prim kesintisi yapılmayan 1995-2007 yıllarında davacının, 11.04.1980-14.03.2007 tarihleri arasında kooperatif kaydı ile 01.01.1979-devam biçiminde ziraat odası kaydının bulunduğu ve tarımsal faaliyetin devam ettiğinin anlaşılmasına karşın 31.12.2003 gününe kadar karar verilmiş olması isabetsizdir.
3- Davacının Sosyal Güvenlik Kurumundan getirtilen şahsi sicil dosyasından; 01.12.1994-31.01.1995 tarihleri arasında 26 gün, 02.10.1995-31.11.1995 tarihleri arasında 44 gün, 01.03.1996-01.04.1996 tarihleri arasında 9 tarih 506 sayılı Kanuna tabi zorunlu, 01.08.1996-31.05.2001 tarihleri arasında 1740 gün, 01.07.2003-30.10.2003 tarihleri arasında 120 tarih 506 sayılı Kanuna tabi isteğe bağlı sigortalı olarak hizmetinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davanın kanuni dayanağı 2926 sayılı Kanunun 2 nci maddesindeki ...diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmayan tarımsal faaliyette bulunan kimseler...TarımBağ-Kur sigortalısı sayılırlar. düzenlemesi yönündeki kanuni gerekler gözetilerek, davacının istek konusu yapılan dönem içinde kalan 506 sayılı Kanuna tabi zorunlu sigortalılık süreleri dışlanmak suretiyle hüküm kurulması isabetlidir.
Ne var ki; 506 sayılı Kanunun 85. maddesinde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna zorunlu ya da isteğe bağlı sigortalı olmayanların sigortalı sayılacakları öngörülmüş olup söz konusu yasa kapsamında sigortalı olmak isteğe bağlıdır. Oysa 2926 sayılı Kanuna göre sigortalılık zorunludur. 506 sayılı Yasa'nın 85. maddesi ve 2926 sayılı Yasalara tabi sigortalılıkların çakışması halinde zorunlu sigortalılık olan 2926 sayılı Kanuna tabi sigortalılığa üstünlük tanınması gerekeceği gözetilmeden, yazılı biçimde isteğe bağlı sigortalılığa üstünlük tanınmış olması isabetsizdir.
Mahkemece yukarda açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde hüküm kurulmuş olması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, taraflar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle bozulmasına, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 14.07.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy