(506 S. K. m. 26) (4857 S. K. m. 77) (818 S. K. m. 53)
Dava: Dava, iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerin davalılardan 506 Sayılı Kanunun 26. maddeleri gereğince davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece; ilamında belirtildiği şekilde, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nesrin Şengün tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davalı işveren A... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. işyerinde basınçlı kap sistemi ile çalışan boya jetleri yardımı ile çeşitli tür ve ebatlarda kumaşlar değişik işlemlerden geçirilirken, makinenin ön kapağının, basıncın etkisi ile zorlanıp açılarak içerisinden yüksek sıcaklıklı kumaşların makineye yaklaşık 7 m, uzaklıkta çalışan işyeri işçisi kazalı O. S.'in üzerin gelerek ağır şeklide yanması ve sonrasında vefat etmesi şeklinde meydana gelen iş kazası sebebiyle açılan rücu davasında; hükme esas alınan, aynı olay sebebiyle açılan ve kesinleşen ceza davasında alınan kusur raporunda, T... Mak. Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. yetkilisi 5/8, A... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. sahibi E. A. 3/8 kusurlu bulunmuş, mahkemece aynı kusur oranları kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. 506 Sayılı Kanunun 26. maddesi uyarınca inceleme yapılmamış olan; iş güvenliği mevzuatına göre hangi önlemlerin alınması gerekeceğini, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığını ve alınmış önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığını ve dayanağı mevzuat hükümlerini ayrıntılarıyla göstermeyen ceza dosyasında hükme esas alınan yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm tesisi isabetsizdir.
506 Sayılı Kanunun 26. maddesi kapsamında kusur durumu saptanırken, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Mevzuatına göre, hangi önlemlerin alınması gerektiğinin, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığının ve alınmış önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığının 4857 Sayılı Kanunun 77. maddesi hükmü doğrultusunda raporda tartışılması gerekir. Diğer taraftan, Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi hükmü uyarınca, hukuk hakimi ceza davasında alınmış kusur raporu ile bağlı değilse de, kesinleşmiş ceza ilamıyla saptanmış maddi olgularla bağlıdır. Bu bağlamda; rücu davasında alınacak kusur raporunda kusurlu işverenler yanında, ceza davasında kusurlu bulunarak mahkum olan şahısların varlığı halinde, bu şahısların da sigorta olayının meydana gelmesinde az da olsa bir miktar kusur verilmesi zorunludur.
Ayrıca kamu düzeni düşüncesi ile oluşturulan İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Mevzuat hükümleri; işyerleri ve eklerinde bulunması gereken sağlık şartlarını, kullanılacak alet, makineler ve hammaddeler yüzünden çıkabilecek hastalıklara engel olarak alınacak tedbirleri, aynı şekilde işyerinde iş kazalarını önlemek üzere bulundurulması gerekli araçların ve alınacak güvenlik tedbirlerinin neler olduğunu belirtmektedir. Burada amaçlanan, yapılmakta olan iş sebebiyle işçinin vücut tamlığı ve yaşama hakkının önündeki tüm engellerin giderilmesidir.
Uygulamada önemli olan, işverenin iş kazasına sebep olmuş hareketinin, işçilerin sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı bulunup bulunmadığının tespiti işidir.
Bu konuda yapılacak ilk yargı işlemi, mevcut hükümlere göre alınacak tedbirlerin neler olduğunun tespiti işidir. Mevzuat hükümlerince öngörülmemiş, fakat alınması gerekli başkaca bir tedbir varsa, bunların dahi tespiti zorunluluğu açıktır. Bunların işverence tam olarak alınıp alınmadığı (işverenin koruma tedbiri alma ödevi), alınmamışsa zararın bundan doğup doğmadığı, duruma işçinin tedbirlere uymamasının etkili bulunup bulunmadığı (işçinin tedbirlere uyma yükümlülüğü) ve bu doğrultuda tarafların kusur oranı saptanacaktır.
Sorumluluğun saptanmasında kural, sorumluluğu gerektiren ve yasada belirlenmiş bulunan durumun kendi özelliğini göz önünde bulundurmak ve araştırmayı bu özelliğe göre yürütmektir.
Yukarıdaki bilgiler ışığı altında; davaya konu iş kazasında; iş kazasının gerçekleştiği iş kolu ile, işçi sağlığı ve işgüvenliği alanında uzman kişilerden seçilecek bilirkişi kurulundan, yukarda sıralanan maddi ve hukuki olgular ışığında yeniden yapılacak incelemeyle; mevzuat uyarınca hangi önlemlerin alınması gerektiği, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığı ve alınmış önlemlere sigortalının uyup uymadığı yönlerinin yargısal denetime elverir biçimde irdelenip, çelişkiden uzak rapor alınması gereği üzerinde durulmaksızın, kusur aidiyeti konusunda eksik ve yetersiz incelemeye dayalı kusur raporu esas alınmak suretiyle sonuca varılması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalılar Avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde davalılara iadesine, 13.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy