(5510 S. K. Geç. m. 7) (1479 S. K. m. 35) (2829 S. K. m. 3, 7, 8) (1086 S. K. m. 388)
Dava ve Karar: Davacı, 01.03.1992-01.11.1998 tarihleri arasında, 506 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık süreleri haricinde, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespiti ile tahsis talebini takip eden aybaşından itibaren, yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, tarafların vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hasan Özcan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 7. maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanunun 2 ve devamı maddeleri ile 1479 sayılı Yasanın 35., Geçici 10. maddeleri ve 2829 sayılı Yasanın 3/b, 7 ve 8. maddeleridir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Davacı 01.03.1992-01.11.1998 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespiti ile tahsis talebini takip eden aybaşından itibaren, yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitini talep etmiş, mahkemece, kısa kararda Davanın Kabulüne, davacının kurumca kabul edilen hizmetleri dışında 04.02.1993-31.03.1996 tarihleri arasında da (SSK sigortalısı olduğu 04.02.1993-20.04.1993, 05.01.1994-30.04.1994, 10.02.1995-21.06.1995, 01.03.1996-31.03.1996 tarihleri arasında toplam 158 gün hariç) Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun TESPİTİNE karar verilmiş ise de; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388. maddesinde, Hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir hükmüne yer verilmesine, 389. maddesinde de, Verilen karar ile iki tarafa tahmil ve bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüdü mucip olmıyacak surette gayet sarih ve açık yazılmalıdır. hükmünün öngörülmesine rağmen, 26.03.2010 tarihli kısa kararda ve gerekçeli kararda, davanın kabulüne karar verildiği halde, davacının tespitini talep ettiği süreler gözetilmeyerek hüküm kurulması ve yaşlılık aylığı tahsis talebi konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi nedeniyle, anılan Yasanın amir hükümlerine aykırı olarak, infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Mahkemece yapılacak iş, davacının tespitini istediği 01.03.1992-01.11.1998 tarihleri arasında, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalığı irdelenerek, sigortalılık koşullarının varlığı halinde, bu tarihler arasındaki hizmetleri de nazara alınarak, yaşlılık aylığının şartları değerlendirilerek, varılacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, tarafların vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 27.09.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy