(506 S. K. m. 60, 61, 78) (5510 S. K. m. 4, 28)
Dava: Dava, tespite karar verilen sürelerde dahil edilerek, bu sürelerin primleri tahsil edilmese dahi 09.09.2009 tahsis talep tarihini takip eden 01.10.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi N. Ş. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 20.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ NEDENİYLE YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
İZMİR
6. İŞ MAHKEMESİ
Esas No: 2010/365
Karar No: 2010/372
Karar Tarihi: 23/06/2010
Mahkememizde görülmekte bulunan tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, davalı SGK'ya tabi olarak işçi statüsünde değişik işyerlerinde çalıştığını, çalışmasının bir kısmının davalı kuruma bildirildiğini, bir kısmının ise bildirilmediğini, bildirilmeyen kısımların tespiti amacıyla İzmir 5. İş Mahkemesinin 2005/410 E. sayılı dava dosyası ile tespit davası açıldığını, davanın kabul edildiğini, Yargıtay 21. H.D. nin 2007/1674 E, 2007/21343 K sayılı ilamı ile mahkeme kararı bozulup, Yargıtay dönüşü dava dosyası 2008/104 esas numarasını aldığını ve yine davanın kabul edildiğini, Tespit davasının Yargıtay incelemesi aşamasından geçerek tespit davası kesinleştiğini, davacının askerlik borçlanmasını da yaptıktan sonra yaş, gün vs. yaşlılık aylığı bağlanması koşullarını sağladığını ve 09.09.2009 tarihinde emeklilik için davalı kuruma müracaat ettiğini, kurumca tespite edilen günlere ilişkin primlerin henüz tahsil edilmediği gerekçesi ile yaşlılık aylığı bağlanmadığını, işveren tarafından yatırılmayan primlerden ötürü prim ve cezaları yatırması da istenildiğini, Davacının ödemesinin mümkün olmadığını, hak ettiği halde yaşlılık aylığı bağlanmaması da davacıya mağdur ettiğini, davacının yaşlılık aylığı bağlanma koşullarının oluştuğunu, bu nedenlerle davacının 01/10/2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının adına Örnek Tavukçuluk unvanlı işyerinden 1/7/1982 tarihinde işe başladığına ilişkin ilk işe giriş bildirgesine istinaden sigortalılık kaydının yapıldığını, Davacı tarafından İzmir 5. İş Mahkemesinde açılan dava sonucunda verilen 2009/193 K. sayılı 13/4/2009 tarihli karar ile davacının işveren B. Y.'ya ait 1366498,35 sicil sayılı işyerinde 1/4/1996-1/3/2005 tarihleri arasında asgari ücretle 3219 gün çalıştığı tespit edildiğini, kesinleşen mahkeme kararı gereğince kurumca 8/4/2010 tarih 4802586 varide sayılı yazı ile işverenden mahkeme kararında geçen dönemlere ilişkin prim belgelerini kuruma intikal ettirmesinin istendiğini ancak günümüze kadar işveren tarafından intikal sağlanmadığından kurumca resen tahakkuk işlemleri başlatıldığını, sigortalının yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğunu, ancak kurumun yazısı ile mahkeme kararı ile tespit edilen günlerin karşılığı olan primler yattıktan sonra tarafına hizmet mal edilebileceği, işverenler servisince prim tahakkuk belgelerinin istendiği, primlerin ödenmesi neticesinde tekrar talep halinde emeklilik işlemlerinin yapılacağı bildirilerek yaşlılık aylığı talebinin hukuka uygun şekilde reddedildiğini, Davacının mahkeme kararı ile tespitlenen çalışmalarının Kurumca hizmet süresinin hesaplanmasında primi ödenmediği için nazara alınmadığını, bunun yasaya aykırı olduğunu beyanla yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemekte ise de Kurumca yapılan işlemlerde yasa ve mevzuata aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, primi ödenmeden yararlanma isteğinin iyi niyet ilkesi ile bağdaşmayacağı, kaldı ki yaşlılık aylığının hesaplanmasında malullük yaşlılık ve ölüm sigortaları prim ödenmiş kazançları göz önünde tutulacağının mülga 506 sayılı yasanın 61. maddesi gereği olduğunun belirtildiğini, Davacının tahsis talebinde bulunduğu 9/9/2010 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları taşımadığından yaşlılık aylığının bağlanmasının mümkün olmadığını, Kurumca yapılan işlemlerde usul, yasa ve mevzuata aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, talep etmiştir.
İzmir 5. İş Mahkemesinin 2005/410 esas 2006/805 sayılı kararı incelendiğinde davacısının R. Y., davalılarının B. Y. ve SGK olduğu, davanın, davacının 01/03/1992-10/03/2005 tarihleri arasında asgari ücretle ve aralıksız olarak geçen toplam 4690 günlük sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesine ilişkin olduğu, 16/10/2006 tarihinde karara bağlanarak, davacının davalı işveren B. Y.'ya ait SSK İzmir Sigorta İl Müdürlüğünde tescilsiz 35 T 7140 plakalı ticari taksi işletmesi işyerinde 23.9.1992-10.3.2005 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak 506 sayılı Yasanın 78. maddesine göre belirlenen prime esas kazançlarının alt sınırı ile 4487 gün çalıştığı, 25 günlük çalışmasının başka işverene ait 1049165.35 nolu özel bina inşaatı işyerinden Kuruma bildirildiği, 4462 günlük çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin tespitine, karar verildiği, verilen kararın Yargıtay 20. Hd nin 2009/7946 esas 2009/10143 karar sayılı 30/06/2009 günü kararı ile onartarak kesinleştiği, anlaşılmıştır.
Davacının 10029845 sosyal güvenlik numaralı SGK şahsi sicil dosyası incelendiğinde; ilk kez 01/07/1982 tarihinde işveren örnek tavukçuluğa ait 1018903301 işyeri sicil numaralı işyerinde davalı kuruma iletilen ilk işe giriş bildirgesine istinaden 01/07/1982 tarihinden itibaren davalı kurum sigortalısı olarak tescil edildiği, davacının 2006 senesine kadar toplam 1976 gün SGK prim ödemesinin bulunduğu, davacı tarafından İzmir 5. İş Mahkemesinin 2005/410 esas 2006/805 karar sayılı dosyasının kesinleşmesinden sonra, davacının 05/11/1975 tarihinde başladığı 05/07/1977 tarihinde sona eren askerlik hizmeti sebebiyle davalı kuruma askerlik borçlanması talebinde bulunduğu ve toplam 600 gün askerlik borçlanması talebinin kabul edilmesi sebebiyle askerlik borçlanması primini ödediği, bundan sonra davalı kuruma sunduğu 09/09/2009 tarihli tahsis talep dilekçesiyle emeklilik tahsis işleminin yapılmasının istendiği, tahsis talebi hakkında bir karar verilmemesi üzerine bu kez 13/04/2010 tarihinde kuruma ibraz ettiği dilekçesiyle hizmet süresinin tespiti davasıyla tespit edilen çalışma süresinin primlerinin tahsil edilerek tahsis işleminin yapılmasını istediği, ancak davacının tahsis işleminin halen gerçekleştirilmediği, anlaşılmıştır.
Mülga 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun Yaşlılık aylığından yararlanma şartlarını düzenleyen (25.08.1999 tarih, 08.09.1999 yürürlük tarihli 4447 SY'nın 6. maddesi ile değişik) 60. Maddesinde Yaşlılık aylığından yararlanma esas ve şartları aşağıda gösterilmiştir. A) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başlayanların yaşlılık aylığından yararlanabilmesi için; a) Kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş olması ve en az 7000 gün veya, b) Kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş olması, 25 yıldan beri sigortalı bulunması ve en az 4 500 gün, Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ÖDEMİŞ olmaları şarttır.
25.08.1999 tarih 4447 SY'nın 6. maddesi ile değişiklik yapılmasından önceki hali ile A) Sigortalının; a) Kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurmuş olması ve en az 5000 gün veya, b) Kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurmuş olması, 15 yıldan beri sigortalı bulunması ve en az 3600 gün yahut, c) Kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurmamış olmakla beraber, kadın ise 20, erkek ise 25 yıldan beri sigortalı bulunması ve en az 5000 gün, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalan primi ÖDEMİŞ olması şarttır........ denilmekle birlikte;
Tahsis talep tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun, Yaşlılık Sigortasından Sağlanan Haklar ve Yararlanma Şartlarını düzenleyen 28. maddesinde ise .....İlk defa bu Kanuna göre sigortalı sayılanlara;
a) Kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş olmaları ve en az 9000 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi BİLDİRİLMİŞ olması şartıyla yaşlılık aylığı bağlanır.
b) (a) bendinde belirtilen yaş şartı; 1) 1/1/2036 ila 31/12/2037 tarihleri arasında kadın için 59, erkek için 61; 2) 1/1/2038 ila 31/12/2039 tarihleri arasında kadın için 60, erkek için 62; 3) 1/1/2040 ila 31/12/2041 tarihleri arasında kadın için 61, erkek için 63; 4) 1/1/2042 ila 31/12/2043 tarihleri arasında kadın için 62, erkek için 64; 5) 1/1/2044 ila 31/12/2045 tarihleri arasında kadın için 63, erkek için 65; 6) 1/1/2046 ila 31/12/2047 tarihleri arasında kadın için 64, erkek için 65; 7) 1/1/2048 tarihinden itibaren ise kadın ve erkek için 65; olarak uygulanır.
Sigortalılar, ikinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde yer alan yaş hadlerine üç yıl eklenmek ve adlarına en az 5400 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi BİLDİRİLMİŞ olmak şartıyla da yaşlılık aylığından yararlanabilirler.
Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce 25 inci maddenin ikinci fıkrasına göre malul sayılmayı gerektirecek derecede hastalık veya özürü bulunan ve bu nedenle malullük aylığından yararlanamayan sigortalılara, en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3960 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi BİLDİRİLMİŞ olmak şartıyla yaşlılık aylığı bağlanır.
Yukarıdaki fıkralarda belirtilen yaşlılık aylıklarından yararlanabilmek için, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalının çalıştığı işten ayrıldıktan, (b) bendinde belirtilen sigortalının sigortalılığa esas faaliyete son verip vermeyeceğini beyan ettikten, (c) bendinde belirtilen sigortalıların ise Kurumun aylık bağlanma hakkı olduğuna dair yazısı üzerine yetkili makamdan emekliye sevk onayı aldıktan ve ilişiği kesildikten sonra yazılı istekte bulunması şarttır.
4 ÜNCÜ MADDENİN BİRİNCİ FIKRASININ (b) BENDİNDE BELİRTİLEN SİGORTALILARA yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için ayrıca, yazılı talepte bulunduğu tarih itibarıyla genel sağlık sigortası primi dahil kendi sigortalılığı nedeniyle PRİM VE HER TÜRLÜ BORCUNUN OLMAMASI zorunludur.
Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. denildiği;
5510 S.Y'nın 28/9. maddesinde sözü edilen 4 ÜNCÜ MADDENİN BİRİNCİ FIKRASININ (b) BENDİNDE BELİRTİLEN SİGORTALILAR ise ilgili maddede MADDE 4- Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından; ......b) Köy ve mahalle muhtarları, hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan ise; 1) Ticari kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olanlar; 2) Gelir vergisinden muaf olup, esnaf ve sanatkar sicili ile birlikte kanunla kurulan meslek odalarına usulüne uygun olarak kayıtlı olanlar; 3) Anonim şirketlerin kurucu ortakları ve/veya yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları, diğer şirket ve donatma iştiraklerinin ise tüm ortakları; 4) Tarımsal faaliyette bulunanlar,....... olarak sayılmış olup önceki yasal düzenlemede Bağ-kur Sigortalısı olarak bilinen 1479 SY ile 2969 SY'ya tabi kendi nam ve hesabına çalışıp prim ödeme yükümlülüğü kendilerine ait olan sigortalılar olduğu;
Buna göne 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Yaşlılık Sigortasından Sağlanan Haklar ve Yararlanma Şartlarını düzenlenirken, (prim ödeme yükümlülüğü kendisinde bulunmayan sigortalılar açısından) 506 S.Y'nın aksine malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ÖDEMİŞ olması şartı ARANMAYARAK sadece yaşlılık ve ölüm sigortaları primi BİLDİRİLMİŞ olması GEREKLİ VE YETERLİ görülmüştür.
Davacının İzmir 5. İş Mahkemesinin 2005/410 esas 2006/805 karar sayılı ilamıyla hüküm altına alınıp kesinleşen 4462 günlük çalışmasıyla birlikte SGK hizmet döküm cetvelinde görülen 1976 günlük çalışması ve 600 günlük askerlik borçlanması dikkate alındığında toplam 7038 gün tahsise esas alınması gereken süre bulunduğu, davacının sigortalılığının 01/07/1982 tarihinde başladığı, davacının doğum tarihinin 01/01/1955 olduğu, buna göre davacının 25 yıllık çalışma süresini doldurduğu ve 5150 gün prim ödediği ve 47 yaşını ikmal ettiğinden tahsis talep tarihi itibariyle emekliliğe hak kazanacağı, davacının 2002 senesi itibariyle 47 yaşını doldurduğu, 01/07/2007 tarihi itibariyle 25 yıllık çalışma süresini doldurduğu ve tahsis talep tarihi olan 09/09/2009 tarihi itibariyle 5150 günlük fiili çalışma günü ve askerlik borçlanması toplamı olan sürenin çok üzerinde 7038 gün tahsis talebine esas alınması gereken süresinin bulunduğu, buna göre davacının tahsis talep tarihi itibariyle emeklilik tahsis şartlarını taşıdığı, her ne kadar davalı kurum tarafından hizmet süresi tespit edilen döneme ilişkin sigorta primlerinin tahsil edilmemiş olması sebebiyle davacının tahsis işleminin tamamlanmadığı savunulmuş ise de 506 sayılı yasada tahsis işleminin yapılması için prim ödeme şartı aranırken; 5510 sayılı yasanın 28. maddesi ile primin tahsil şartı aranmaksızın bildirilmiş olma şartı arandığından ve İzmir 5. İş Mahkemesinin 2005/410 esas 2006/805 karar sayılı ilamının kesinleşerek Sosyal Güvenlik Kurumuna tebliği ile bildirim şartı gerçekleştiğinden, öte yandan çalışılan sürenin priminin tahsili yükümlülüğü davacı işçide olmayıp, kurumun sorumluluğunda bulunduğundan, kurumun zamanında yapmadığı işlem sebebiyle sigortalıyı sosyal güvenlik hakkından mahrum etmesi sosyal güvenlik hukukunun ruhuna ve iyi niyet kurallarına da uygun bulunmadığından, davacı tarafından açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM;
Davacı R. Y. tarafından davalı SGK aleyhine açılan emekliliğe hak kazanmanın tespitine ilişkin davasının kabulü ile,
1- Davacının 01/10/2009 tarihinden itibaren emekliliğe hak kazandığının tespitine,
2- Davacı yararına yürürlükte bulunan Av ücret tarifesine göre 1.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3- SGK harçtan muaf olduğundan 10 TL yargılama giderinin davalı SGK dan alınıp davacıya verilmesine,
Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı yasa yolları açık olmak üzere karar verildi. 23/06/2010 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy