(506 S. K. m. 9, 10, 26) (818 S. K. m. 43, 44)
Dava: Dava, trafik iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirlerin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi D. D. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirlerin davalı işverenden tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı, 506 Sayılı Kanunun 9,10 ve 26. maddeleridir.
Hükme esas alınan kusur incelemesinde sigortalının %100 kusurlu bulunduğu belirtilmiş olup, Mahkemece zararlandırıcı sigorta olayının 3.2.2007 tarihinde meydana geldiği, sigortalının davalı işyerinde 4.1.2007 tarihinde çalışmaya başladığı ve işe giriş bildirgesinin 5.2.2007 verildiği gerekçesiyle 10. madde koşullarının bulunmadığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir.
506 Sayılı Kanunun 9. maddesi (Değişik fıkra: 25.8.1999 - 4447/2 md.) işveren çalıştıracağı kimseleri, işe başlatmadan önce örneği Kurumca hazırlanacak işe giriş bildirgeleriyle Kuruma doğrudan bildirmekle veya bu belgeleri iadeli-taahhütlü olarak göndermekle yükümlüdür. İnşaat işyerlerinde işe başlatılacak kimseler için işe başlatıldığı gün Kuruma veya iadeli-taahhütlü olarak postaya verilen işe giriş bildirgeleri ile Kuruma ilk defa işyeri bildirgesi verilen işyerlerinde işe alınan işçiler için en geç bir ay içinde Kuruma verilen veya iadeli-taahhütlü olarak gönderilen işe giriş bildirgeleri de süresi içinde verilmiş sayılır... hükmünü içermektedir.
Anılan yasanın 10. maddesi ise Sigortalı çalıştırmaya başlandığının süresi içinde Kuruma bildirilmemesi halinde bildirgenin sonradan verildiği veya sigortalı çalıştırıldığının Kurumca tesbit edildiği tarihten önce meydana gelen iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde ilgililerin sigorta yardımları Kurumca sağlanır. Sigortalı çalıştırmaya başlandığı Kuruma bildirilmiş veya bu husus Kurumca tesbit edilmiş olmakla beraber, yeniden işe alınan sigortalılardan, süresi içinde Kuruma bildirilmeyenler için de, iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde gerekli sigorta yardımları kurumca sağlanır. Ancak, yukarı ki fıkralarda belirtilen sigorta olayları için Kurumca yapılan ve ilerde yapılması gerekli bulunan her türlü masrafların tutarı ile, gelir bağlanırsa bu gelirlerin 22 nci maddede sözü geçen tarifeye göre hesabedilecek sermaye değerleri tutarı, 26. maddede yazılı sorumluluk halleri aranmaksızın, işverene ayrıca ödettirilir. hükmünü öngörmekte olup, somut olayda 10. madde koşulları gerçekleşmiştir.
Somut olayda, 10. madde koşulları oluştuğu halde; Mahkemece, yukarda belirtilen hukuki ve fiili olgular dikkate alınmaksızın, 10. madde koşullarının gerçekleşmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ayrıca, zararlandırıcı sigorta olayının meydana geldiği trafik iş kazası konusunda Mahkemece hükme dayanak alınan 22.4.2009 tarihli kusur oranlarının dağılımına ilişkin bilirkişi raporunun hükme dayanak alınacak nitelikte olmadığı açıktır. Bilirkişi raporunda, müteveffa sigortalının davalı şirkete ait araçla 3.2.2007 tarihinde saat 09.50 sıralarında Kırıkkale istikametinden Samsun istikametine doğru giderken, gidiş yönüne göre aracını sağa kaydırmak suretiyle beton elektrik direğine çarparak şarampole yuvarlanıp kendisinin vefatına sebebiyet verdiği trafik-iş kazası olayında: sigortalı sürücünün B sınıfı sürücü belgesine sahip olduğu, zeminin asfalt ve karlı olduğu, görüşün açık ve 5 metre lastik izi, 11 metre fren izinin tespit edildiği belirtilmiştir. Sözkonusu raporda, sigortalının; hızını, kullandığı aracın yük ve teknik özelliğine göre, görüş, hava, yol ve trafik durumuna uydurmak zorunda olduğu, belirtilen şartların aksine tehlikeli araç kullandığı belirtilerek %100 oranında kusurlu bulunduğu belirlenmiştir. Raporda, bilirkişi kurulunun araçta zincir bulunup bulunmadığı, kar lastiği kullanılıp kullanılmadığı, işveren tarafından uygulanması gereken İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü'nün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin, yapılan işte ve iş için kullanılan otomobilde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde, saptamadıkları anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılması gereken iş, davaya konu trafik işkazasında, davalı işveren ve sürücü sigortalının zararlandırıcı sigorta olayındaki, kusur oran ve aidiyetlerini yapılacak kusur incelemesi ile belirlemek ve bu belirleme yapıldıktan sonra, davalı işverenin 506 Sayılı Kanunun 9 ve 10. maddesine dayalı sorumluluğundan, B.K. 43 ve 44. maddeleri uyarınca sigortalının kusurunun %50'sinden az olmamak üzere hakkaniyet indirimi yaparak, rücu alacağına hükmetmekten ibarettir.
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 26.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy