(506 S. K. m. 79)
Dava: Dava, davalılardan işverene ait işyerinde geçen sigortalı çalışma sürelerinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçe ile, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla. Tetkik Hakimi A. E. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu. Temyiz konusu hükme dair dava H.U.M.K.nun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından. Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına dair isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin, davalılardan işverenin müteahhitlik işi sebebiyle vergiye kayıtlı olduğu 05.02.2001 tarihi öncesine dair isteğinin reddine yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davanın yasal dayanağı 506 Sayılı Kanunun 79/10. maddesi olup, bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına dair davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu sebeple de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır.
Davacı, ücretsiz izne ayrılarak, başkalarına ait işyerlerinde çalıştığı 01.06.2000-15.07.2000 ve 12.03.2004-20.07.2004 tarihleri arası dönemler dışında, davalılardan işverene ait veya davalının taşeron olarak iş yaptığı işyerlerinde; yine, davalıya bağlı olarak, 05.03.1994-22.01.2007 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını ve eksik bildirilen sürenin tespitini istemiştir.
Davacı için, 20.10.2006-22.01.2007 tarihleri arasında davalıya ait işyerinden kesintisiz çalışma bildirilmiş; diğer dönemlerde, davadışı pek çok farklı işyerlerinden prim ödenmiş olup; davacının, 12.03.2004-20.07.2004 tarihleri arasında davalıyla ilgisi bulunmayan işyerinde çalıştığı beyanı gözetilerek; davalılardan işverenin bildirilen dönem dışında inşaat işi yapıp-yapmadığı tanık beyanları ve kayıtları incelenerek araştırılmalı; Yine, sigorta bildirimi yapılan davadışı işverenlere ait işyerleri ile, davalı işveren arasındaki ilişki araştırılarak, davalının işin tamamında veya bir kısmında alt işveren (taşeron) olarak iş yapıp-yapmadığı, işverenlik sıfatının bulunup-bulunmadığı ve davacının davalıyla arasında hizmet sözleşmesinin unsurları oluşacak şekilde çalışıp-çalışmadığı, başka bir anlatımla, davacının işverenliğinin kime ait olduğu hususu araştırılıp, uyuşmazlık konusu konu kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; bu yönde eksik inceleme ve araştırma ile, karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle bozulmasına, temyiz harcının istenmesi halinde davacıya iadesine, 25.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy