(2926 S. K. m. 6) (5510 S. K. Geç. m. 24) (1086 S. K. m. 91, 185, 409)
Dava: Dava, 2926 sayılı Yasa kapsamındaki zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; davalı SGK Başkanlığı tarafından dava sırasında kabul edilen süreler yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, diğer süreler yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar: Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi E. Ö. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, 01.05.2001 - 31.12.2004 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı olunduğunun ve 5510 sayılı Kanunun geçici 24'ncü madde hükmünden yararlanılması gerektiğinin tespiti istemlerine ilişkin olup; mahkemece 08.12.2009 günü verilen karar yasal süresi içerisinde Davalı Kurum vekilince temyiz edildikten sonra, davacı vekilinin Kurumun kabul ettiği süreler dışında davadan feragat ettiğini belirten dilekçeyle 16.12.2009 tarihinde mahkemeye başvurduğu anlaşılmakladır.
Sigortalı olmak, kamu düzenine ilişkin, kişiye bağlı, vazgeçilemez ve kaçınılamaz hak ve yükümlülük doğuran bir hukuksal statü meydana getirmektedir. Kişilerin ve sosyal güvenlik kuruluşlarının bu statünün oluşumundaki rolü, yenilik doğurucu ve iradi bir durum değil, kanun gereği kendiliğinden oluşan statüyü belirlemekten ibarettir. Dolayısıyla, sosyal güvenlik hakkından Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 91'nci maddesi kapsamında feragat olanaksızdır ve ilgili tarafından açılan sigortalılığın ve sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davadan vazgeçilemez. Ancak, anılan Kanunu'nun 185'nci maddesinde düzenlenen hak kullanılabilir ve ileride yeniden dava açabilme hakkı saklı tutularak, davalının rızası ile davanın takibinden vazgeçilebilir veya 409'ncu madde hükmünde öngörülen olanak ve haktan yararlanılarak dava takip edilmeyip yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılması ve giderek davanın açılmamış sayılması sonucu elde edilebilir. Bu nedenle; davacı/davacı vekili tarafından, sözü edilen 91'nci madde hükmüne göre davadan feragat edilmesi durumunda, davadan vazgeçilemeyeceği davacı/davacı vekiline bildirilmeli, feragat beyanının Kanunun 185 veya 409. maddelerinde düzenlenen haklardan birinin kullanımı niteliğinde olup olmadığı kendisine sorulmak suretiyle belirlenmeli, beyanın anılan anlamlarda kullanıldığı saptandığı takdirde duruma göre belirtilen maddelerde öngörülen prosedür işletilmeli ve sonucuna göre hüküm oluşturulmalıdır.
İnceleme konusu işbu davada da, hükümden sonra ortaya çıkan maddi ve hukuki olgular dikkate alındığında, yukarıdaki açıklamalar kapsamında değerlendirme yapılarak hüküm kurulması zorunlu bulunmakla, mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy