(506 S. K. m. 79)
Dava ve Karar: Dava, davalılardan işverene ait işyerinde geçen sigortalı çalışma sürelerinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ve davalılardan Kurum Avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi A. E. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalılardan Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacı, 01.08.2005-01.09.2007 tarihleri arasında, davalılardan işverene ait dershane işyerinde ölçme-değerlendirme uzmanı olarak kesintisiz çalıştığı halde, sigortaya 01.04.2006 tarihinden itibaren bildirildiğini, eksik bildirilen sürenin tespitini işemiş; Mahkemece, davacının, bildirilen süreler dışında, 20.10.2005 - 31.03.2006 tarihleri arasında da çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi olup, bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır.
Mahkemece, dershane işyerlerinde ölçme-değerlendirme uzmanına eğitim döneminin hangi aşamasında ihtiyaç duyulduğu, reddine karar verilen dönemde bu iş için yeterli personelin çalıştırılıp-çalıştırılmadığı vb. araştırılmalı; bilgilerine başvurulan tanıkların, uyuşmazlık konusu dönemde bordrolarda yazılı olmadığı gözetilerek, davacıyla birlikte çalışıp dönem bordrolarında adı geçen kişiler ile, öğrenci ile varsa velilerinin veya çalışmaya yönelik bilgisi olanlar gerektiğinde resen belirlenerek bilgilerine başvurulup, uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 07.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy