(506 S. K. m. 79)
Dava: Dava, 01.01.1998-20.09.2004 döneminde hizmet akdine dayalı olarak geçen ancak Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen sigortalı hizmetlerin tespiti istemine ilişkindir. Mahkeme, yazılı biçimde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, Tetkik Hakimi M. T. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu. Temyiz konusu hükme ilişkin dava Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından, Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davanın yasal dayanağı, mülga 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi olup dosya içeriğinden; davalı işyerinin ... 260 sicil numarasıyla 01.11.1990 tarihinde kapsama alınıp halen faal olduğu, anılan işyerinden üç adet giriş bildirgesi düzenlenmiş olup 01.03.1998, 24.01.2003, 08.06.2004 tarihli işe giriş bildirgelerinin davacı imzasını içerdiği, giriş bildirgeleri başlangıç alınarak 01.03.1998-30.04.2001 ve 24.01.2003-01.03.2004 ve 08.06.2004-09.06.2004 arası dönemlerde kısmi bildirimlerde bulunulduğu, beyanlarına başvurulan davacı tanıklarının davalı dönemde sürekli çalışıldığını, davalı tanıklarının ise iki üç defa giriş çıkış yapılarak çalışıldığını ifade ettiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya elverişli olmadığı sonucuna varılmaktadır. Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Davacı, bildirim dışı sürelerin tespitini istediğine göre, öncelikle davalı işyerinin faaliyet dönemleri ve işin niteliği itibariyle mevsimlik olup olmadığı hususu araştırılıp açıklığa kavuşturulmalı, davalı işyerine ait işyeri dosyaları ile, dönem bordroları ve varsa ücret bordroları birlikte değerlendirilerek tespit edilecek bordro tanıklarının, çalışmanın varlığına, başlangıcına ve süresine, işin sezonluk olup olmadığına ilişkin bilgi ve beyanları tespit edilmeli, bu belirleme yapılırken; davacının temizlik malzemesi satışı işi nedeniyle 07.08.2003-01.06.2004 arası dönemde vergi mükellefi olduğu yönündeki Vergi Dairesi yazısı üzerinde durulup, davacının bu dönemde kendi nam ve hesabına çalışmasının olup olmadığı ve bu nedenle Kurumda tescilinin bulunup bulunmadığı, gerek Kurumdan sorularak gerekse bu yönde tanıkların ifadelerine başvurularak açıklığa kavuşturulmalı, diğer yandan, imzalı üç adet giriş bildirgesinin varlığı karşısında, davacı tanıklarının sürekli çalışmaya dair beyanlarının gerek giriş bildirgeleri, gerekse, davalı tanıklarının beyanları ile çeliştiği gözetilip bu yöndeki çelişkilerin giderilmesi sağlanmalı, böylece, davacının, fiili çalışmalarının varlığı ve süresi hiçbir kuşku ve duraksamaya meydan vermeyecek biçimde belirlenip, toplanan ve toplanacak delillerin sonucuna göre bir karar verilmelidir. Kuşkusuz, noksan bildirimlerin varlığı sonucuna ulaşıldığı takdirde, karar tesis edilirken, davacının ... 576 sicil sayılı başka işyerinden 20.03.2002-18.04.2002 arası dönemde 28 gün çalışma bildiriminin bulunduğu ve bunun dışlanması gereği gözetilmeli, diğer taraftan, davalı işyerinden 08.06.2004-09.06.2004 arası dönemde 9 günlük bildirimin gerçeğe uygunluğu araştırılıp dışlanan 61 gün haricinde dışlanması gereken süre belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gereği gözden uzak tutulmamalıdır.
Mahkemece, belirtilen maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmadan eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde; davalı Kurum avukatı ile davalı işveren şirket avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı şirkete iadesine, 07.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy