(506 S. K. m. 79)
Dava: Dava, 506 sayılı Kanun hükümleri kapsamındaki zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, uyulan bozma ilamı uyarınca inceleme yapılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı ile davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Tolga Özmen tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Davalı Kurum vekilinin temyiz istemi yönünden:
Temyiz isteminden vazgeçen davalı Kurum vekilinin bu konuda yetkisinin bulunmaması ve Kurumun yetkili organı tarafından vazgeçmenin onaylanmaması üzerine yapılan değerlendirme sonunda; mahkemece davanın reddi yönünde hüküm kurulmuş olup, avukatlık ücreti, yargılama gideri, karar ve ilam harcı konusunda davalı Kurum aleyhine herhangi bir hata da bulunmadığı belirgin olmakla, temyiz yoluna başvurulmasında hukuki yarar yokluğu nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden:
Dava, 15.09.2001 - 24.12.2004 tarihleri arasında davalı işverene ait markette iş sözleşmesine dayalı olarak geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmaların tespiti istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79. maddesinin 10. fıkrasıdır. Mahkemece oluşturulan ilk hükmün temyiz denetimi sonrasında Dairemizce verilen 07.06.2007 gün ve 19151/9611 sayılı bozma ilamına uyulmuş olmasına karşın, ilam gereklerinin tam anlamıyla yerine getirilmediği, yeterince kanıt toplanmayan davada verilen kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Bu bakımdan: Kavaklıdere Polis Merkezi Amirliği görevlilerince 26.03.2008 günü düzenlenen tutanakta adları yazılı olmasına karşın dinlenmeyen tanıkların bilgi ve görgüsüne başvurulmalı, tanık İ. Ş. bir kez daha çağrılarak davacının çalıştığını belirttiği döneme ilişkin tarih vermesi istenilmen, özellikle davalı işveren vekilince on beş günlük çalışma olgusunun kabullenilmesi de dikkate alınarak tüm kanıtlar değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın reddi yönünde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: 1- Temyiz yoluna başvurmada hukuki yararı bulunmayan davalı Kurum vekilinin temyiz isteminin REDDİNE,
2- Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının isteği durumunda davacıya geri verilmesine, 23.09.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy