(506 S. K. m. 79)
Dava: Dava, davalılardan işverene ait işyerinde 1.10.1983 tarihinde 1 günlük çalışmanın tespiti istemine ilişkindir. Mahkeme, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1-) Öncelikle, davacının, 26.3.2008 tarihli duruşmada davalılardan işverenin öldüğüne ilişkin beyanı araştırılarak; işverenin, davanın açılmasından önce öldüğünün anlaşılması durumunda, ölüye karşı dava açılamayacağı gözetilerek, davanın, işveren yönünden bu gerekçe ile reddine; davanın açılmasından sonra öldüğünün anlaşılması durumunda ise, mirasçıları davadan haberdar edilerek, yargılamaya devamla karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması, usul ve yasaya aykırıdır.
2-) Davanın esasına ilişkin olarak; davanın yasal dayanağı 506 Sayılı Kanunun 79/10. maddesi olup, bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu sebeple de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır.
Davacı için, davalılardan işverene ait olup. 1.6.1982 - 30.11.1983 tarihleri arasında 506 Sayılı Kanun kapsamında olan bina inşaatı işyerinden, 1.10.1983 tarihli işe giriş bildirgesi düzenlenerek, 2.12.1983 tarih ve 265092 sayı ile Kurum'a verilmiştir. Mahkemece, davacının ve dinlenen tanığın bordrolarda yazılı olmadığı, buna göre ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; verilen kararın eksik incelemeye dayalı olduğu görülmüştür. Mahkemece, sigortalılığın tespitine ilişkin davaların kamu düzenine ilişkin olduğu ve resen araştırmayı gerektirdiği gözetilerek, davacının, işe giriş bildirgesinde belirtilen tarihte, anılan işyerinde fiili ve gerçek çalışmasının bulunup-bulunmadığı, davacının, işverenin ve gerektiğinde resen yapılacak araştırma ile bulunacak delillerle araştırılıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde davacıya iadesine, 22.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy