(5510 S. K. Geç. m. 7) (2926 S. K. m. 2, 5, 6, 9, 10) (506 S. K. m. 79) (YHGK. 06.02.2002 T. 2002/21-69 E. 2002/44 K.) (YHGK. 03.07.2002 T. 2002/21-576 E. 2002/584 K.) (YHGK. 14.02.2007 T. 2007/21-73 E. 2007/71 K.) (YHGK. 14.02.2007 T. 2007/21-172 E. 2007/177 K.) (YHGK. 24.03.2010 T. 2010/10-133 E. 2010/174 K.)
Dava: Davacı, 01.11.1994-01.03.2000 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi H.Ö. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 7. maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanunun 2, 6, 9 ve 10. maddeleridir.
2926 sayılı Kanunun 2. maddesinde, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3. maddenin b bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların, Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılacakları belirtilmiştir. Mezkur Yasa'nın 3. maddesinin b bendinde Tarımsal Faaliyette Bulunanlar: Kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanları veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanlar olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 6. maddesinde ise, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce, sigortalılıklarının sona ereceği hüküm altına alınmış, 5. maddenin 1. fıkrasında, sigortalı olmanın zorunlu olduğu, 2. fıkrasında, sigortalı olmaktan kaçınılmayacağı ve vazgeçilemeyeceği belirtilmiştir. Ayrıca aynı Yasa'nın 9. maddesi Kuruma re'sen tescil yükümlülüğü yüklemiştir.
Anılan Yasa'nın 10. maddesine göre ise, kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, Tarım Satış Kooperatifler Kanunu'na göre kurulan pancar ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği, T. Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulaması ile, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının kanıtlanması yönünde zirai kuruluşların kayıtları karine olarak kabul edilmektedir(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06.02.2002 gün ve 2002/21-69 E.-44 K., 03.07.2002 gün ve 2002/21-576 E.-584 K., 14.02.2007 gün ve 2007/21-73 E.-71 K., 14.02.2007 gün ve 2007/21-172 E., 2007/177 K. sayılı kararları). (Hukuk Genel Kurulu'nun 24.03.2010 gün 2010/10-133 E.-174 K. sayılı kararı)
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, mahkemece, davacının 26.10.1994 tarihli prim tevkifat, ziraat odası kaydı ve tapu kayıtlarına dayalı olarak, tarımsal faaliyetin mevcut olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Vehbi Özkasap Çırçır İşletmesi tarafından 26.10.1994 tarihinde yapılan prim tevkifatının, Kurum kayıtlarına intikal etmediğinin sabit olması karşısında, davacı lehine, 2926 sayılı Kanun'un 10. maddesinde sayılan tescilde esas alınacak kayıtlardan hiçbirisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. 2926 sayılı Yasa'nın 5. maddesi 2'nci madde kapsamına girenler, onsekiz yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılırlar. Ancak, 7'nci maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülükleri kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlar. hükmünü içermekte olup; davacının dava konusu dönem ve öncesinde tescil başvurusu bulunmadığı gibi, ürün bedellerinden tevkif suretiyle tahsil edilmiş herhangi bir prim kaydı da mevcut değildir.
Hal böyle olunca, davacının dava konusu dönemde, Kurum kayıtlarına intikal etmeyen tevkifat dışında, ürün bedellerinden tevkifat suretiyle Kurum kayıtlarına intikal eden prim ödemesinin varlığı araştırılarak, 2926 sayılı Yasada, 506 sayılı Yasa'nın 79/10. maddesine paralel, geçmişe yönelik hizmet tespiti davası açılması müessesesinin bulunmayışı göz önüne alınarak, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 06.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy