(6183 S. K. m. 35, Mük. m. 35) (506 S. K. m. 80) (6762 S. K. m. 540)
Dava: Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi A. B. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Tüzel kişi işverenlerin ortak ve yetkililerinin kamu alacaklarından sorumluluğu 6183 Sayılı Kanunun 35, mükerrer 35 ve 506 Sayılı Kanunun 80. maddesinde düzenlenmiştir. 506 Sayılı Kanunun 80. maddesi hükmüne göre; tüzel kişiliği haiz işverenlerin, temsil ve ilzama yetkili üst düzeydeki yönetici ve yetkilileri haklı bir sebep olmaksızın ödenmeyen prim, sosyal yardım zammı ve ferilerinden dolayı Kuruma karşı işverenle birlikte müteselsilen sorumludurlar. 6183 Sayılı Kanunun mükerrer 35. maddesine göre; amme alacakları ve bu bağlamda davalı Kurumun işveren tüzel kişilerden prim ve diğer alacaklarının, tüzel kişinin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde kanuni temsilciler mal varlıklarıyla sorumludurlar. Her iki düzenlemede de sadece ortak olmak yeterli olmayıp, prim alacağının tahakkuk ettiği ve ödenmesi gereken dönemde, üst düzey yönetici ya da kanuni temsilci sıfatıyla işveren tüzel kişiliği temsil ve ilzama yetkili bulunması gerekir. 5766 Sayılı Kanunla değişik 6183 Sayılı Kanunun 35. maddesinde ise; limited şirket ortaklarının kamu alacaklarından sorumluluğu düzenlenmiş, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen ya da tahsil edilemeyeceği anlaşılması koşuluyla şirket ortaklarının sermaye hisseleri oranında sorumlu olacağı, şirket ortağının şirketteki payını devretmesi durumunda payını devreden ve devir alan şahısların devir öncesine ait kamu alacaklarından müteselsilen sorumlu olacağı, kamu alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde ise bu şahısların kamu alacağının ödenmesinde müteselsilen sorumlu olacağı öngörülmüştür.
Davacı, limited şirketin üst düzey yöneticisi ve ortağı olduğu iddiasıyla, şirketin 2002 Ağustos ile 2007 Nisan arasındaki dönemdeki prim borçlarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibi kapsamında kendisine gönderilen ödeme emrinin iptalini istemiştir. Mahkemece, davacının asıl borçlu şirketin üst düzey yöneticisi olmadığı ve 506 Sayılı Kanunun 80. maddesi kapsamında sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 540. maddesi uyarınca limited şirketlerde "aksi kararlaştırılmış olmadıkça, ortaklar hep birlikte müdür sıfatıyla şirket işlerini idareye ve şirketi temsile mezun ve mecburdurlar. Şirket mukavelesi veya umumi heyet kararıyla şirketin idare ve temsili ortaklardan bir veya birkaçına bırakılabilir." Prim borçlusu işveren "Y... Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin hisselerini davacı A. U. ve dava dışı A. A. 19.10.2007 tarihinde devir almışlar, 22.10.2007 tarihli karar ile A. A. 10 yıl süreyle şirket müdürü olarak şirketi münferiden temsile yetkili kılınmıştır. Bu durumda, davacının prim borçlusu şirketin üst düzey yöneticisi ya da kanuni temsilcisi olmadığı anlaşıldığından 506 Sayılı Kanunun 80 ve 6183 Sayılı Kanunun mükerrer 35. maddesi kapsamında sorumluluğundan bahsedilemez. Ancak davacının, prim alacağının tahakkuk ettiği dönemde şirket ortağı değil ise de, ödenmesi gereken dönemde prim borçlusu limited şirketin ortağı olması sebebiyle önceki ortaklarla birlikte müteselsilen sorumlu olduğundan, mahkemece 6183 Sayılı Kanunun 35. maddesi kapsamında sorumluluğunun belirlenmesi gerekir.
Mahkemece yapılacak iş, 6183 Sayılı Kanunun 35. maddesi kapsamında, prim borçlarının şirketten tamamen veya kısmen tahsil olanağının kalıp kalmadığı hususunun araştırılarak, kalmadığının belirlenmesi halinde, şirket ortağı davacının sermaye hissesi oranında sorumluluğuna hükmetmekten ibarettir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 19.9.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy