(5510 S. K. Geç. m. 7) (2926 S. K. m. 2, 4) (2829 S. K. m. 3, 7, 8) (1479 S. K. m. 45)
Dava: Davacı, murisinin 1994-2007 yılları arasında Tarım Bağ Kur sigortalılığının tespiti ile 07.02.2008 tarihinden itibaren ölüm aylığı tahsisine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçeler ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi H.Ö. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Dosyada ki yazılara, toplanan delillere ve Tetkik dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 7. maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanunun 2 ve devamı maddeleri ile 2829 sayılı Yasanın 3/b, 7 ve 8. maddesi olup, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Mahkemece, davacının murisinin, 01.08.1997-07.02.2008 tarihleri arasında, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespitine ve davacıya 01.03.2008 tarihinden itibaren ölüm aylığı tahsisine karar verilmiş ise de, dosya içindeki hizmet cetvellerinden; davacının murisinin 16.03.1998-05.05.1998 arası 49 gün, 30.03.2005-13.05.2005 arası 45 gün 506 sayılı Yasa kapsamında çalışmasının bulunduğu anlaşılmaktadır. 2926 sayılı Yasa'nın 2. maddesinde, kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalanların, sigortalı olacakları hüküm altına alınmış, aynı Yasa'nın 4. maddesinin a bendinde de; kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşlarına prim veya emeklilik keseneği ödemekte olanların, bu Yasa'nın uygulanmasında sigortalı sayılmayacakları belirtilmiştir.
Bu yasal düzenlemeler çerçevesinde davacının murisinin, 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğu dönemde 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olması mümkün değildir.
Hal böyle olunca, davacının murisinin, 506 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık süreleri haricinde, Tarım Bağ Kur Sigortalılığının tespitine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu, 506 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık süreleri ile çakışır şekilde, 01.08.1997-07.02.2008 tarihleri arasında, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesi isabetsizdir.
3- Kabule göre de, 1479 sayılı Yasa'nın 45. maddesinin 2. fıkrasının c bendindeki c) (Değişik : 24.08.2000 -KHK-619/21 md.; iptal: Ana. Mah.'nin 26.10.2000 tarih ve E.:2000/61, K.:2000/34 sayılı Kararı ile; Değişik: 24/7/2003-4956/23 md.) Onsekiz yaşını, orta öğrenim yapması hainde yirmi yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde yirmibeş yaşını doldurmayan ve (18 yaşını doldurmayanlar hariç) bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık atmayan veya yaşları ne olursa olsun çalışamayacak durumda malul olan çocuklarla, yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan ve bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan kız çocuklarının her birine %25'i, (1) hükmü dikkate alınarak, davacının hak sahipliği sıfatına sahip olup olmadığı irdelenmeksizin ölüm aylığı tahsisine hüküm kurulması; ayrıca davacının murisinin ölüm aylığı tahsisinde nazara alınan, mahkemenin kabul ettiği 01.02.1997-07.02.2008 tarihleri arasındaki 2926 sayılı yasa kapsamındaki Sigortalılığına yönelik prim borcu bulunup bulunmadığı araştırılarak, prim borcunun varlığı halinde, usul ekonomisi yönünden, ölüm aylığı bağlanabilmesi için, ölüm tarihinde en az beş tam yıl sigorta primi ödenmiş olma koşulunun varlığı ile, ürün bedellerinden yapılan tevkifatlarından da gözetilmek suretiyle, davacıya ödeme yapması için uygun bir süre verilerek, yargılamanın devamı sırasında davacının belirlenen prim borçlarını ödemesi halinde, borcun ödendiği tarihi takip eden aybaşından itibaren ölüm aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 06.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy