(506 S. K. m. 26)
Dava: Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma gelen sigortalıya yapılan yardımların 506 Sayılı Kanunun 26. maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraf Avukatları temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nesrin Şengün tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurumun tüm, davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davanın yasal dayanağı 506 Sayılı Kanunun 26. maddesidir. Mahkemece, sigortalının %30,20 oranındaki sürekli iş göremezlik derecesine karşılık gelen ilk peşin değer miktarı esas alınarak hüküm kurulmuş ise de; Kurumca, sigortalıya %30.20 oranındaki sürekli iş göremezlik durumu nazara alınarak bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin tahsilinin talep edilmesi ve yargılama aşamasında Yüksek Sağlık Kurulunun 5.10.2007 tarihli kararına göre düzeltme kaydıyla sigortalının iş kazası sebebiyle azalma göstererek %24, %18,2, %14 oranında sürekli iş göremez duruma geldiğinin belirlenmesi karşısında; Sürekli işgöremezlik derecesindeki düşmeye bağlı olarak değişime uğrayan gelir, yüksek işgöremezlik oranı sebebiyle bağlanmış olan başlangıçtaki gelir olup; gelir hesabındaki unsurlardan biri olan işgöremezlik oranındaki düşme karşısında, başlangıçtaki gelirin, değişen işgöremezlik oranına uyarlanması zorunluluğu bulunmaktadır.
Bu durumda, peşin sermaye değerli gelirin başladığı tarih itibariyle, düşen işgöremezlik oranına göre belirlenmesi zorunlu olup; başlangıçtaki yüksek işgöremezlik oranı sebebiyle (yüksek işgöremezlik oranıyla düşen işgöremezlik oranı arasındaki fark işgöremezlik nedeniyle) ödenen fark gelirlerin, yeni oran üzerinden belirlenmiş olan peşin sermaye değerli gelire ilavesi gerekeceğinden ve ayrıca başlangıçtaki gelir onay tarihi de değişmeyeceğinden bu ilkelere göre, Kurumdan ilk peşin değer sorularak, bildirilecek rakamlar üzerinden ve ilk peşin değerli gelirin kusur karşılığından, ilk rücu davasında hükmedilen ilk peşin değerli gelirden bakiye kalan miktarla taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davalılara iadesine, 10.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy