(506 S. K. m. 70, 99)
Dava: Davacı, kendisi ve oğlu için 31.07.2001-01.08.2007 tarihleri arasında birikmiş toplam 34.680,00 TL'nin ölüm tarihinden işletilecek yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar: Hükmün, davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi N. Ş. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Davacıların murisi A. C. 31.07.2001 günü evden ayrılmış ve bir daha haber alınamayınca, davacı Polis Karakoluna ve C. Savcılığına müracaat etmiş, bulunamayınca 03.09.2001 tarihinde takipsizlik kararı verilmiş, üzerinden 5 yıldan fazla zaman geçince 04.08.2006 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde gaiplik kararı verilmesi için dava açılmış; yargılamanın devamı sırasında, murisin cesedi bulunmuş, 15.06.2007 tarihli iddianame ile murisin kardeşi hakkında dava açılmış, 31.07.2001 tarihinde ölmüş olduğu nüfus kaydına işlenmiş ve 13.11.2007 tarihinde mahkumiyetine karar verilmiş, 13.07.2007 tarihinde veraset ilamı alınmış, mirasçıları davacılar da 18.07.2007 tarihli talepleri ile ölüm aylığı bağlanmasını talep etmişler, Kurumca her ikisine 01.08.2007 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanmıştır, iş bu davada ise, davacılar, ölüm tarihinden ibaren ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemişlerdir.
506 sayılı Kanunun, aylığın başlangıcına dair, sigortalının ölümünde ölüm sigortasından hak sahibi kimselerine bağlanacak aylıkların, ölümle aylığa hak kazandıkları tarihten sonraki ay başından başlayacağına dair 70. madde hükmüne karşın, 99. maddesinde yer alan, kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, iş kazalarıyla meslek hastalıkları ve ölüm sigortalarından hak kazanılan gelir ve aylıkların, hakkı doğuran olay tarihinden itibaren beş yıl içinde istenmezse zamanaşımına uğrayacağı, bu durumda olanların gelir ve aylıklarının, yazılı istek tarihini takibeden aybaşından itibaren başlayacağına dair düzenleme karşısında; davacının talebini takip eden aybaşından itibaren (01.08.2007) ölüm aylığına hak kazandığına ilişkin Kurum işlemi yerinde olup, davacının geçmiş aylıklara ilişkin talebinin reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması;
2- Kabule göre ise; kabulüne karar verilen her bir aylığın, ayrı ayrı miktarları belirlenerek alacak miktarının belirlenmesi gerekirken hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde, davacılara Kurumca bağlanan en son aylık miktarı esas alınarak mahrum kalınan ay karşılığı kısmın kabulüne karar verilmiş olması isabetsizdir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan hukuki ve fiili esaslar doğrultusunda karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Üye M. Z. E.'ın muhalefetine karşı; Başkan S. C. üyeler; N. S., A. G. ve A. İ.'ın oylarıyla ve oyçokluğu ile 03.05.2010 gününde karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy