(818 S. K. m. 61) (YHGK. 12.3.2008 T. 2008/21-235 E. 2008/248 K.)
Dava ve Karar: Dava, yersiz aylıkların yasal faiziyle birlikte istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ş. Ö. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Davalılar murisi olan A. Ç.'ya, 1970-1.2.1994 tarihleri arasındaki yurtdışı hizmetlerinin 3201 Sayılı Yasaya göre borçlanılması suretiyle 1.7.1994 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı; bilahare merci yazısı gereği 31.12.2003 tarihine kadar işsizlik yardımı aldığının anlaşıldığı, bunun üzerine aylığı başlangıç itibarıyla iptal edilerek 1.7.1994-23.8.2005 tarihleri arası dönem yönünden 29.209,28 TL yersiz aylık borcu tahakkuku yapıldığı; ancak, yargılama sırasında kesinleşen Ankara 10. İş Mahkemesi'nin 1144/453 Sayılı hükmü ile, 3201 Sayılı Kanun kapsamındaki borçlanmanın geçerliliğine ve kesilen yaşlılık aylığının da 1.1.2004 tarihinden itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Davacı Kurum, iş bu dava ile, 1.7.1994-23.8.2005 tarihleri arası döneme ait 29.209,28 TL yersiz aylığın yasal faiziyle birlikte tahsilini isterken; 16.11.2007 tarihli ıslah dilekçesiyle davasını, anılan tespit hükmü gereği 1.7.1994-31.12.2003 tarihleri arası dönem istirdat hakkı bulunması nedeniyle, anılan döneme ait 18.177,90 TL'nin yasal faiziyle birlikte tahsili şeklinde, ıslah etmiştir.
Mahkemece, isteme konu dönem yönünden davalı Kurum'un istirdat hakkı bulunmakla birlikte, aylıkların hayatta iken tüketilmiş olması ve tereke dahil olmaması sebebiyle davanın tümüyle reddine karar verilmiştir.
Davalılar murisine bağlanan yaşlılık aylığının, yersiz olduğundan bahisle iptali sebebiyle oluşan Kurum zararının (alacağının) terekeye dahil olup olmadığı; diğer bir ifadeyle, davalı mirasçıların, mirasbırakanın sebepsiz zenginleşmesinden sorumlu olup olmadığı noktasında toplanan uyuşmazlıkta; konuya dair H.G.K.'nun 12.3.2008 tarih 2008/21-235 Esas 2008/248 Karar sayılı ilamı da dikkate alınmak suretiyle, davacı Kurum'un 1.7.1994-31.12.2003 arası döneme konu olan alacağının terekeye dahil olduğu yönü gözetilerek, işin esasına girilerek yapılacak inceleme ve değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
Öte yandan, sigortalının yargılama sırasında vefatı üzerine, tüm yasal mirasçıları davaya taraf yapıldığı halde, davaya taraf yapılan mirasçılardan S. K. (Ç.) ve H. Ç.'nun karar başlığında gösterilmemesi de ayrıca hatalıdır.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı biçimde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 13.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy