(5237 S. K. m. 29, 86, 87) (818 S. K. m. 53) (1479 S. K. m. 63) (6183 S. K. m. 58)
Dava: Dava, Kurum sigortalısının yaralanması sebebiyle yapılan tedavi yardımından dolayı oluşan Kurum zararının tahsili için yürütülen icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. Mahkeme, davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. A. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1) Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 26.12.2008 gün ve 2007/84 Esas, 2008/311 Karar sayılı kesinleşmiş kararına göre; sanık konumundaki davalıya, sigortalı M. E.'i av tüfeğiyle yaralamak suçundan (her ne kadar hükmün açıklanması geri bırakılmış ise de) 5237 Sayılı Kanunun 86/1, 3-e; 87/2-b maddeleri uyarınca verilen 9 yıl hapis cezasından; eylemi, sigortalıdan kaynaklanan elem ve hiddet altında gerçekleştirdiği gerekçesiyle, 5237 Sayılı Kanunun 29 uncu maddesi uyarınca yapılan indirim; (B.K.nun 53 üncü maddesi hükmünce, her ne kadar, hukuk hakimi kusurun takdiri ve zararın miktarının tayinine yönelik ceza mahkemesi kararıyla bağlı olmasa da,) zararlandırıcı sigorta olayının oluşuna ve B.K.nun 43 ve 44 üncü maddeleri çerçevesinde hakkaniyete uygun olduğundan, davalının, olayda %25 (1/4) oranında kusurlu olduğu kabul edilerek; sigortalıya yapılan tedavi gideri ve işlemiş yasal faiz toplamının üçüncü kişi olan davalının kusuru karşılığı olan miktarla sınırlı olarak tahsilini öngören davanın yasal dayanağı 1479 Sayılı Kanunun 63 üncü maddesi uyarınca; anılan nitelikte 6.541,05 TL Kurum zararının %25 oranına karşılık gelen 1.635,26 TL. üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerekir.
2) İcra ve İflas Kanununu hükümleri çerçevesinde yapılan icra takibine yapılan itirazın iptaline dair olarak açılan davada 6183 Sayılı Kanunun 58 inci maddesinin uygulanması mümkün değildir. Mahkemenin, bu maddi ve hukuki olguları gözetmeksizin yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar vermiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde davalıya iadesine, 26.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy