(5510 S. K. Geç. m. 7) (506 S. K. m. 78, Geç. m. 20)
Dava: Dava, davacının davalı Belediyeye ait işyerinde, 01.08.1986-15.10.1992 tarihleri arasında sürekli çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi E. P. A. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun geçici 7/1. maddesi uyarınca, anılan Kanunun yürürlük tarihine kadar 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı kanunlar ile 506 sayılı Kanunun geçici 20. maddesine göre oluşturulan sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet sürelerinin tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirileceği ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında, davanın yasal dayanağının 506 sayılı Kanun olduğu kabul edilmelidir.
Hizmet tespiti davalarında izlenecek yol, öncelikle iddia edilen dönemde böyle bir işyerinin faal olup olmadığının araştırılması, işveren nezdindeki çalışmayla ilgili belgelerin getirtilmesi, sigortalının imzasını içerenler yönünden imzasının kendisine aidiyeti sigortalı tarafından kabul edilenler ile inkar edilip de aidiyeti ehil bilirkişi incelenmesiyle saptananlardan yine sigortalıca hata-hile-ikrah durumu ispat edilemeyenler bakımından, işbu yazılı belgelerin aksi aynı değerdeki yazılı delillerle kanıtlanması, kayıtlarda gözükmeyen çalışmaların neden kayıtlara geçmediğinin yöntemince araştırılması, yazılı belge ibraz olunmayan çalışma süreleri yönünden bordro tanıkları ile aynı yörede komşu ve benzeri işleri yapan işverenler ve bunların çalıştırdıkları kişilerin bilgilerine başvurulması, tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde işyerinin kapasitesi ve niteliğinin nazara alınması gerekmektedir.
Somut olayda, davacının davalı Belediye'ye ait 779... sicilli işyerinde 01.8.1986'da çalışmaya başladığına dair, Kuruma hakdüşürücü süre içinde intikal etmiş işe giriş bildirgesi mevcuttur. İlgili hizmet cetvelinden, anılan işyerinden 1990 yılında bildirilmiş hizmetleri ile 1991 yılında 785 sicil no'lu işyerinden bildirilmiş hizmetleri görülmektedir. 1986-1989 dönemine ilişkin prim tahakkuk cetvellerinde bordroların bulunmadıkları belirtilmiştir. Ancak, davalı Belediye tarafından mahkemeye sunulan ve davacının çalıştığı yıllara ait SSK bildirim yazısı olarak ifade ettiği belgelerin, Kuruma intikal ettiklerine dair üzerlerinde bir bilgi olmayan 1986-1989 dönemine ait dönem bordroları oldukları, hemen hepsinde davacının çalışmalarının görüldüğü anlaşılmaktadır. Yine bu bordrolarda davacının ücretlerinden prim kesintileri yapıldığı da belirgindir. Kamu kuruluşlarında, her türlü işlemlerin resmi kayıtlarda görünmesinin asıl olduğu, davacının çalışma ve ücret ödemelerinin de kayıtlarda bulunması gerektiği gözetildiğinde, mahkemenin fiili çalışmanın esas olduğu, işe giriş bildirgesi ile oluşan karinenin resmi kayıtlarla desteklenmediği gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 10.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy