(506 S. K. m. 80) (3917 S. K. m. 8) (6183 S. K. m. 102) (818 S. K. m. 125, 128, 132)
Dava: Dava, S.S. Tepecik Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi prim borçlarının tahsiline yönelik takip kapsamında tebliğ edilen ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ercan Turan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 506 sayılı Kanunun 80. maddesinde 3917 sayılı Yasayla yapılan değişiklik uyarınca, Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve sair alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gereği öngörülmüş; 3917 sayılı Yasayla yapılan bu değişiklik aynı Kanunun 8. maddesi hükmüne göre, 08.12.1993 gününde yürürlüğe girmiş; daha sonra, 24.6.2004 tarih, 5198 sayılı Yasayla aynı maddede yapılan değişiklik sonucunda, Kurum alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanunun 102. maddesinin de uygulanma olanağı bulunmadığı düzenlemesi getirilmiş ve düzenleme 06.7.2004 gününde yürürlüğe girmiştir. Bu durumda, zaman aşımı süresi bakımından 3917 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 08.12.1993 gününden önceki dönemle, 5198 sayılı Kanunun yürürlüğü sonrasına ait prim ve gecikme zamları yönünden, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun alacak hakkı, Borçlar Kanunu'nun 125. maddesinde ön görülen 10 senelik zaman aşımı süresine tabidir. Giderek, zamanaşımının başlangıç tarihi ise, yine, Borçlar Kanunu'nun 128. maddesi gereğince alacağın muaccel olduğu tarihtir ve zamanaşımının kesilmesi ve durdurulmasına ait Borçlar Kanunu'nun 132. ve ardından gelen maddeleri de burada aynen geçerlidir. 08.12.1993 gününde yürürlüğe giren, 3917 sayılı Kanunun getirdiği düzenlemenin geçerli olduğu döneme ait prim ve gecikme zammı alacakları yönünden ise, 6183 sayılı Kanunun zamanaşımına ait 102. ve ardından gelen maddeleri geçerlidir. Bu yönde 102. madde hükmüne göre zaman aşımı süresi 5 yıl olup, zaman aşımı süresinin başlangıcı ise, alacağın vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden yılbaşıdır.
Davacı hakkında 26.08.2009 gününde düzenlenen ödeme emirlerine konu primlerin, 3917 sayılı Yasayla getirilen düzenlemenin geçerli olduğu dönem içinde kalan 2000/5-2002/3 aylarına ait olduğu ve ödeme emri tebliğ tarihinin ise, 14.09.2009 olduğu gözetildiğinde; davacının zaman aşımı define değer verilerek, borcu ödemekle yükümlü olmadığına karar verilmesi gereğinin gözetilmemiş olması, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 27.04.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy