(506 S. K. m. 83) (4857 S. K. m. 29)
Dava: Dava, ihale ile iş alan yüklenici firmanın prim borçları nedeniyle davacının itirazi kayıtla ödediği 462.640,74 TL'nin istirdatı istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf Avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. Y. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin iştiraki olan davacının açtığı hizmet alımına ilişkin ihaleyi kazanarak muhtelif tarihlerde hizmet alım sözleşmesi yapılan Şark Ekspres A.Ş.'ye ait, işyerlerinin prim borçları nedeniyle, 506 sayılı Yasanın 83. maddesi gereğince sigorta primlerinin hak edişlerden mahsubu yapılmak şartıyla hesaba yatırılması, ihale makamı olan davacıdan istenilmiş, kesin teminatın iade edilmemesi gerektiği bildirilmiş ise de, mahsup işlemi yapılmamış olduğundan, üstlenici firmanın 2004 ve 2005 yılları muhtelif aylarına ait prim, işsizlik sigortası primi ve damga vergisi borçlarım ödememesi nedeniyle, bu kez davacıya ödeme emri tebliğ edildiği ve davacının itirazi kayıtla ödeme yaptığı anlaşılmıştır.
Öncelikle belirtilmesi gereken ve davada uygulama yeri bulunan 506 sayılı Yasanın 83. maddesinin amacı, Kurum alacaklarından prim ve gecikme zammını güvence altına almaktır. Üstlenici, hak edişleri almadan önce prim borçlarını süresinde Kuruma ödemiş ve belgelemiş ise, ihale makamının, mahsup yapmasına gerek yoktur, mahsup yükümünü yerine getirmemiş ise, ihale makamının, müteahhide ait prim ve gecikme zammı borcunu bizzat Kuruma ödemesi gerekir. Ödemenin ve teminatın geri verilmesine ait işlemler yani, işi yaptıran kuruluşun, işi yapan işverenlerin yatırmadığı primlerin, işi yaptıran Kuruluş tarafından Kuruma yatırılmasının usul ve esasları Bakanlar Kurulunca 8 Nisan 1989 tarihinde çıkartılan Yönetmeliğin 16.06.1989 tarihli 89/14263 sayılı kararı ile değişik 5. maddesi, Kurum, herhangi bir tarih itibariyle çalıştırılan sigortalılardan dolayı tahakkuk etmiş ve muaccel hale gelmiş prim ve gecikme zammı borçlarının işverenin hak edişinden kesilerek ödenmesini idareden ister.
Şu kadar ki, işveren ve varsa aracılar tarafından çalıştırılan sigortalılarla ilgili prim belgeleri Kuruma verilmemiş veya işyerinde sigortalı çalıştırılmadığı takdirde bu husus bir dilekçe ile Kurumun ilgili ünitesine bildirilmemiş ise, Kurum, bu durumu idareye bildirir. İdare de, bu defa iş veya işyerinden dolayı tahakkuku muhtemel sigorta primi ve gecikme zammını karşılamak üzere hak edişten %5 oranında kesinti yapar. Ancak, işyeriyle ilgili prim belgeleri verildiğinde, Kurum %5 kesinti yapılmamasını idareye bildirir. şeklinde düzenlenmiştir.
Müteahhidin, hem prim borcu, hem de, akde aykırı hareketi nedeniyle ihale makamının zararı oluştuğunda, hak edişlerden öncelikle primlerin karşılanması gerekir ki, ihale makamının zararının karşılanması için teminat alınmıştır. İşçilerin ücret alacakları konusunda ise; İş Kanununun 29. maddesi kapsamında ihale makamının, müteahhide hak ediş öderken işçilerin ücret alacağı varsa, bu alacakları hak edişlerden kesilip işçilere ödenmesi gerekmektedir. Prim borcu ile işçi ücreti alacakları karşılaştığında ise, öncelikle işçi ücreti alacaklarının hak edişlerden tahsili gerekecektir.
Bu açıklamalara göre, gecikme zammının da, prim borcuna dahil olduğu gözetilerek, öncelikle, Kurum alacağına önceliği bulunan alacakların ayrıştırılmasından sonra alacak borç miktarı belirlenerek, hak edişin prim ve gecikme zammına karşılık gelen kısmının ihale makamı tarafından alıkonulması gerekmektedir.
Ancak, dosya kapsamına göre, hakediş ödemelerinin ne şekilde yapıldığı anlaşılamamakta olup, bu hususta Mahkemece yeterli inceleme yapılmadığı görülmektedir. Öncelikle, davacının üstlenici firmaya hakediş ödemelerini ne şekilde yaptığı tespit edilerek, üstlenici firmanın Kurum nezdinde prim borcu bulunmasına rağmen, söz konusu yükümlülüğünü yerine getirmeyerek, ödeme yaptığının anlaşılması halinde, dava konusu prim borçlarından sorumlu tutulmasının yerinde olduğu ancak, üstlenici firmanın prim borcu bulunmadığının belgelenmesi üzerine, ödeme yapıldığının anlaşılması halinde, 506 sayılı Yasanın 83. maddesi kapsamında prim borçlarından sorumlu tutulamayacağının kabulü gerekmektedir.
O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 20.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy