(1479 S. K. m. 35)
Dava: Dava, 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık nedeniyle prim borcu bulunmadığının ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkeme, davanın kabulüne karar vermiştir.
Karar: Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi E. T. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
1- Davacının 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığının, 31.12.1998 tarihinde son bulduğuna ilişkin mahkeme yaklaşımında hukuka aykırılık bulunmadığından, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacının, 28.04.1976-31.12.1998 tarihleri arasındaki sigortalılık süresi gözetilerek, 13.07.2007 tarihli aylık başvurusuna dayalı olarak, yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.
Dosya içeriğindeki belgeler ve geri çevirme kararı üzerine gelen bilgilerden, davacının 31.12.1998 tarihi itibariyle, 291,29 TL prim borcu bulunduğu, borcu nedeniyle, 28.07.2008 tarihinde 1.420,00 TL, 15.01.2009 tarihinde ise 292,00 TL ödeme yaptığı anlaşılmaktadır.
1479 sayılı Yasanın, yaşlılık aylığı koşullarından yararlanmayı düzenleyen 35. maddesi, talepte bulunduğu tarihte prim ve her türlü borçlarını ödemiş olma koşulunu öngörmektedir.
Aylık başvurusunu yaptığı 13.07.2007 tarihinde, tahsise esas sigortalılık süresine ilişkin prim borcu bulunduğu anlaşılan sigortalının aylık başlangıcının, anılan döneme ilişkin prim borcunun ödendiği tarihi izleyen aybaşından başlatılabileceği yönündeki yasal zorunluluk üzerinde durulup; borç ödemesinin yargılama sürerken gerçekleşmesi halinde dahi, usul ekonomisi gereğince, aylık başlangıç tarihinin yukarıda belirtilen ilke doğrultusunda belirlenmesi gereği gözetilmeksizin, prim borcunun ödendiği tarihten önceki tarihten itibaren yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy