(506 S. K. m. 9, 10)
Dava: Davacı Kurum, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalaya bağlanan gelirle yapılan ödemelerden oluşan sosyal sigorta yardımlarını 506 Sayılı Kanunun 10 ve 26 nci maddeleri uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurumla davalı Avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Şerafettin Özyürür tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine.
2- Dava, 10.9.2003 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirle yapılan ödemelerin, davalı işverenden tahsili istemine dair olup; davanın yasal dayanağı 506 Sayılı Kanunun 9, 10 ve 26 ncı maddeleridir.
Mahkemece, davalı işveren Şirket, 506 Sayılı Kanunun 10. maddesiyle birlikte toplam %85 kusurlu bulunmak suretiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin, 506 Sayılı Kanunun 9 ve 10. madde şartlarının varlığına yönelik yaptığı araştırma yetersizdir.
506 Sayılı Kanunun 25.8.1999 tarih ve 4447 Sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle değiştirilen ve 8.9.1999 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 9. ve 10. maddeleri hükmüne göre, davalı işverenin rücu alacağından sorumluluğu için işe giriş bildirgesinin sigortalının işe başlatılmasından önce verilmiş olması ve zararlandırıcı sigorta olayının da işe giriş bildirgesinin Kuruma verilmesinden sonra meydana gelmemesi gerekir. Aynı Kanunun 9 uncu maddesi hükmüne göre, inşaat işyerlerinde işe başlatılacak kimseler için işe başlatıldığı gün, Kuruma ilk defa işyeri bildirgesi verilen işyerlerinde ise, en geç bir ay içerisinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olması gerekir.
Davanın yasal dayanaklarından olan ve kusursuz sorumluluk halini düzenleyen 506 Sayılı Kanunun 10. maddesine dair olarak, mahkemece bir araştırma yapılmaksızın, müfettiş raporuna atıf yapılmak suretiyle davanın kabulü hatalı olup; inceleme konusu davada, 506 Sayılı Kanunun 9 ve 10. maddesindeki koşulların oluşup oluşmadığı; sigortalının özlük dosyası (hizmet cetveliyle birlikte) celbedilip dosyadaki mevcut delillerle birlikte değerlendirilmek suretiyle, somut olayda 4447 Sayılı Yasayla değişik 506 Sayılı Kanunun 9 ve 10. madde koşullarının varlığı araştırılıp irdelenerek, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, taraflar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle bozulmasına, temyiz harcının istenmesi halinde davalıya iadesine, 27.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy