(2004 S. K. m. 72)
Dava: Dava, Kurum sigortalısının ölümünden sonra hesabından haksız çekilen aylıkların tahsiline dair kurum işleminin iptaliyle borçları bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi N. Ş. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava; davalı Kurumdan ölüm aylığı almakta iken vefat eden hak sahibi davacıların murisinin 05.08.2000 tarihinde vefatıyla ölümünden sonraki, 28.08.2000-28.02.2007 tarihleri arasında haksız çekilen 16.018,68 TL aylıkların tahsiline dair Kurum işleminin iptaliyle borçlu olmadıklarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; muris ile birlikte ikamet eden son kişilerin davacılar olduğunu belirterek, bir varsayımdan yola çıkılarak bu kişiler tarafından aylıkların çekilmiş olabileceği kanaatiyle talepte bulunulduğu, olumsuzun ispatının ise davacılara yüklenmesinin beklenemeyeceği kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeğe elverişli değildir. Müddei iddiasını ispatla yükümlüdür. Bir davada ispat yükünün kime ait olduğunun belirlenmesi ve ispat yükü altında bulunan taraftan delillerini istemesi hakimin usul hukuku hükümlerinden kaynaklanan başlıca görevlerindendir. Öncelikle, somut olayda ispat yükünün kime ait olduğunun belirlenmesinde hukuksal zorunluluk vardır. Doğal olarak bankamatik kartının hayatta iken sigortalının yanında bulunması, öldükten sonra da birlikte oturan mirasçılarının eline geçmesi asıldır. Bu durumda, davada ispat yükü davacıya aittir.
Bankadan gelen müşteri ekstresinde davaya konu edilen aylıkların ATM'den çekildiği, bu ATM'lerin hangileri olduğu 30.05.2002 tarihinden sonra açıklama olarak belirtildiği, Çarşı ödeme bürosu ATM'den ve Adapazarı Şubesi ATM'lerinden çekildiği, bir dönem vergi iadesi ödemesinin de yapıldığı anlaşıldığına göre, vergi iade zarflarının kim tarafından doldurulup imzalandığı araştırılmalı, gerekirse imza aidiyeti konusunda imza incelemesi yapılmalı, davacıların ne iş ile uğraştıkları araştırılmalı, murisin ölüm kaydının nüfus müdürlüğüne ne zaman ve kim tarafından bildirildiği, veraset ilamının kim tarafından ne zaman alındığı sorulmalı, C. Savcılığı aracılığı ile, murisin ölmeden önce en son ikamet ettiği yer belirlenmeli ve kiminle oturduğu, kimin kendisiyle ilgilendiği oturduğu yerdeki komşularından ve muhtardan soruşturulmalı, davacılarla murisin ikamet adreslerinin birbirine yakınlığı, komşuları tespit edilerek ölmeden önce kiminle kaldığı, kimin, yada, kimlerin ilgilendiği araştırılmalı, murisin ölümünden sonraki ilk aylığın, ölümünden yakın bir zaman sonra 01.09.2000 tarihinde çekildiği de gözetilerek, davacıların iddialarını ispatlamaları istenmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 24.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy