(6762 S. K. m. 1301) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Dava, iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya sağlanan sosyal sigorta yardımlarının rücuan ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, tarafların vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi D. D. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Davada, husumet dava şartı olup kamu düzenine dair bulunması nedeniyle, mahkemece, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gereken bir husustur. Davalı vekili, cevap dilekçesinde kooperatifin tasfiye sürecinde bulunduğunu belirtmiştir. Mahkemece, ticaret sicil kayıtları celbedilerek; tasfiye süreci başlamış ise; kooperatif, seçilen tasfiye memurlarınca temsil edileceğinden, davanın, tasfiye memurlarına yöneltilmesi temin edilerek, davaya devam edilmesi gerekmektedir. Tasfiye gerçekleştiği takdirde ise, davacı Kuruma, kooperatifin ihyası için mehil verilerek, kooperatifin ihyası kesinleştikten sonra yasal temsilcisinin katılımıyla yargılamaya devam edilmesi gerekirken, bu konuda herhangi bir araştırma yapılmaması isabetsizdir.
2- Mahkemeye sunulan cevap dilekçesi ve aşamalarda savunma olarak davaya konu rücu alacağının Kuruma ödendiği belirterek buna dair dekontun da eklendiği anlaşılmış olmakla, anılan ödeme iddiası yöntemince incelenip araştırıldıktan, sonra elde edilecek sonuca göre karar verilmesinde yasal zorunluluk bulunduğundan, mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde davalıya iadesine, 20.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy