(2926 S. K. m. 3, 10) (Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu Kapsamında Tarımsal Faaliyette Bulunanların Tespit, Tescil ve Takibi Hakkında Yönetmelik m. 5, 9)
Dava: Dava, murisi olan eşi E. A.'nun tarımsal faaliyetinin kesintisiz olarak devam ettiğinden bahisle, teslim ettiği ürün sebebiyle yapılan tevkifatlar da nazara alınarak 01.06.1994 ile ölüm tarihi olan 22.07.2002 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (devredilen Bağ-Kur Gen. Müd.) vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Yeşim Sayıldı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacıdan, teslim ettiği üründen dolayı mayıs 1994 gününde prim tevkifatı yapılmış olup, bu tevkifat tarihini takip eden 01.06.1994 tarihi itibariyle 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının başlatılmasına ait mahkemenin kabulü yerinde ise de; başkaca prim tevkifatı ve meslek kuruluş kaydı bulunmayan yıllar yönünden yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli bulunmamıştır.
2926 sayılı Yasanın 3. ve bu yasanın uygulanma usul ve esasları hakkındaki Yönetmeliğin 5. maddesine göre tarımsal faaliyet; gerek kendi mülkünde, gerek ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, gerekse kamuya ilişkin yerlerde yapılabilir. Anılan Kanunun "Tescilde esas alınacak belgeler" başlığını taşıyan 10. maddesi ile yönetmeliğin 9. maddesine göre ise; sigortalıları kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile ayrıca sair kamu kurum ve kuruluşlarının, yasayla kurulu meslek kuruluşlarının tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin, tarım kredi kooperatifleri ve birliklerinin, pancar ekicileri üretim kooperatifleri ile birliğin (Pankobirlik), Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.'nin ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtları esas alınmaktadır.
Bu kapsamda yapılacak değerlendirmeye ve dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre, uyuşmazlık döneminde, davacı murisi E. A.'nun ziraat odası, Tarım Kredi Kooperatifi üyesi olmadığı, adına kayıtlı arazinin bulunmadığı, anlaşılmakta ise de; başkasının arazisinde tarımsal faaliyette bulunmuşsa icara ait sözleşmelerin olup olmadığı, sözleşme yoksa icara verenin tapu kayıtları olup olmadığı, ayrıca hayvanı; dolayısıyla hayvan satış sözleşmeleri veya süt satımına ait müstahsil makbuzları bulunup bulunmadığı hususları muhtardan, ilgili kurumlardan ve gerektiğinde yeniden zabıta marifeti ile araştırılmalı, varsa bu dönemlere ait davacıdan delilleri sorulmalı, kanuni zorunluluk sebebiyle tarımsal faaliyetinin bu yönüyle bulunup bulunmadığı yöntemince saptanmalı, yapılacak değerlendirme sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece; davada uyuşmazlık konusu olan ürün teslimatı ve prim kesintisi yapılmayıp meslek kuruluş kaydı bulunmayan 1995, 1996, 1997, 1998, 1999, 2000, 2001 ve 2002 yıllarında davacı murisinin, başkaca ürünler ekmesi ve kanunun öngördüğü diğer tarımsal faaliyette bulunmasının mümkün bulunduğu hususu da gözetilmek suretiyle tarımsal faaliyetin varlığı yukarda açıklanan esaslar çerçevesinde yöntemince ve gereğince araştırılıp soruşturulmalı, başkaca özel kooperatif ile Ziraat Bankası kayıtları gibi kayıtların başlangıçları, bitmişse bitiş tarihleri araştırılmalı, tarımsal faaliyetine ara verip vermediği, hangi ürünleri ektiği, ne kadar ürün elde ederek nerelere sattığı, başkasının arazisinde tarımsal faaliyette bulunmuşsa icara ait sözleşmelerin olup olmadığı, sözleşme yoksa icara verenin tapu kayıtları olup olmadığı, ayrıca hayvanı; dolayısıyla hayvan satış sözleşmeleri veya süt satımına ait müstahsil makbuzları bulunup bulunmadığı hususları muhtardan, ilgili Kurumlardan ve gerektiğinde yeniden zabıta marifeti ile araştırılmalı, varsa bu dönemlere ait davacıdan delilleri sorulmalı, tarımsal faaliyetin varlığı konusunda özel şirketlere ürün teslim etti ise buna ait belgeler de celp edilmeli ve bütün deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ile yazılı biçimde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 08.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy