(4721 S. K. m. 545, 599, 605, 610) (YHGK 16.04.2008 T. 2008/4-332 E. 2008/336 K.)
Dava: Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkeme, davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalıların avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. A. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Yargıtay HGK.'nun 16.4.2008 tarih, 2008/4-332 Esas ve 2008/336 Karar sayılı ilamında benimsendiği üzere: 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605 inci maddesi B.Ret: I.Ret beyanı: 1.Ret hakkı başlığıyla düzenlenmiştir.
Birinci fıkrası Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler. hükmünü içermektedir. Kayıtsız, şartsız red (hakiki red) olup, bu davada uygulama dışındadır.
İkinci fıkrası Ölümü halinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır. hükmünü amirdir. Bu hüküm bir karinedir. Konumuzu veya sözcüğünden önceki cümle ilgilendirmektedir. Türk Kanunu Medenisinin 545 inci maddesinin sadeleştirilmiş şekli aynen kaleme alınmıştır.
Bir çok yargı kararlarında ve ilmi görüşlerde bu red, hükmi red olarak isimlendirilmektedir. Türk Medeni Kanunu, hakiki redde süreyle kayıtlı ve mirasçıların tek taraflı irade açıklamasını öngördüğü halde, söz konusu hükmi reddin sonuç doğurması için herhangi bir irade açıklaması, ya da dava yolu öngörmemiştir. Öyle ki; reddin kendiliğinden oluştuğu kabul edilip, mirasın açılmasıyla kendiliğinden mirasçılara intikal edeceği (TMK. m. 599) yönündeki kurala bir istisna getirilmiştir. Eğer mirasçı olabilecek kişi sarih irade beyanıyla, ya da Türk Medeni Kanunu'nun 610. maddesinin 2. cümlesinde açıklanan davranışlarla mirası kabul etmiş ise, zaten yapılabilecek bir işlem kalmamıştır.
Mirası hükmen red etmiş sayılan kişi, tereke alacaklıları aleyhine husumet yönelterek bu durumun tespitini isteyebileceği gibi, bunu defi yolu ile de ileri sürebilir.
Somut olayda, ölümü tarihinde davalıların murisinin terekesinin borca batık olduğu iddiasının yerinde olup olmadığı davalılardan delilleri sorulmak suretiyle araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalıların avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde davalılara iadesine, 21.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy