(506 S. K. m. 77) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Davacı, işyeri sigortalıları için ödenen özel sağlık sigortası primlerinin, sosyal sigorta primlerinin hesabında esas alınan kazançların aylık tutarına dahil edilerek, sigorta primi kesilmemesi gerektiğinin tespiti ile, ihtirazi kayıt ile yapılan ödemelerin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi H. Ö. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davanın yasal dayanağı, uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan mülga 506 sayılı Yasanın, 4958 sayılı Yasanın 36. maddesi ile değişik 77. maddesidir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak karar verilmiş ise de, bozma ilamının gereği yerine getirilmemiştir.
Mahkemece, uyulmasına karar verilen Dairemizin bozma ilamında da belirtildiği üzere, özel sağlık sigortasını teminen, sigorta ettiren (işveren) tarafından, sigorta şirketlerine yapılan prim ödemelerinin, sigortalının ücret gelirine dahil olduğu, bir diğer ifadeyle, bu prim ödemesinin, sigortalıya yapılmış nakdi ödeme niteliğinde bulunduğu değerlendirmesinin, somut uyuşmazlıkta kabul edilemeyeceği gerçeğinden hareketle, özel sağlık sigortası primlerinin, sigorta primlerinin hesabında esas tutulacak kazançların aylık tutarının tespitinde dikkate alınamayacağının kabulü ile, prime esas kazanç matrahına dahil edilen özel sigorta primleri nedeniyle, davalı Kuruma yapılan fazla prim ödemeleri, işveren ve Kurum nezdindeki belgeler getirtilerek, yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda belirlenerek, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu Kuruma yapılan fazla prim ödemeleri konusunda, herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmaksızın, davacının talebi doğrultusunda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy