(5510 S. K. Geç. m. 7) (2926 S. K. m. 2, 5, 9) (YHGK. 14.02.2007 T. 2007/21-73 E. 2007/71 K.)
Dava: Davacı, 30.04.1990 - 01.09.2008 tarihleri arasında 2926 Sayılı Kanun kapsamında sigortalılığın tespiti ile 01.08.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, kararında belirttiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi E. Z. S. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı, 01.03.1986 tarihi itibariyle davalı Kurumca tarım sigortalısı olarak kaydedildiğini, 1986 yılında başlayan tarım sigortalılığının aralıksız devam ettiğini, prim borcu ve cezası bulunmadığını, askerlik süresini de borçlanarak borçlanma bedelini 05.01.2009 tarihinde ödediğini, ancak tarımsal faaliyetine devam ederken kısa süreli olarak SSK'lı çalışmalarının olduğunu SSK'lı çalışmaları sebebiyle kurumca tarım sigortalılığının iptal edildiğini ve tahsis talebinin reddedildiğini belirterek 01.05.1990-30.06.1990 arası 50 gün, 1991/1 dönem 11 gün, 1991/2. dönemden 12 gün SSK'ya tabi çalıştığı ve çakışan bu süreler hariç tarımsal faaliyetinin devamlılığı ve ihtilaflı olan 30.04.1990-01.09.2008 tarihleri arası sürede 2926 Sayılı Yasaya tabi yeniden sigortalı sayıldığının ve 27.07.2009 tarihli talebini takip eden aybaşı 01.08.2009 dan geçerli olarak yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının davaya konu dönemi kapsayan oda kaydı olmadığı gibi zabıta araştırması ve tanık beyanları dışında talep ettiği tüm dönemi kapsar mahiyette çiftçilik yaptığını belgeleyebilecek hiç bir kanıt sunulmadığı, yazılı başvuru ya da prim ödemesi de yapmadığı, Kurumun muaraza çıkardığı 30.04.1990-02.12.1997 tarihleri arasında tarım sigortalısı sayılmasının mümkün olmadığı, 02.12.1997 tarihinden itibaren prim ödemiş olduğu için müracaat etmesi halinde 01.01.1998 tarihinden itibaren yeniden tarım sigortalılığının başlatılacağı belirtildiğinden Kurumla ihtilaflı olan 30.04.1990-02.12.1997 tarihleri arasında tarım sigortalılığı mümkün olmadığından, geriye kalan dönem itibariyle de yaşlılık aylığı için gerekli koşulları sağlamadığı anlaşıldığından, davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7 nci maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı olan 2926 Sayılı Kanunun; 2 nci maddesine göre, Kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın 3 üncü maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyetlerde bulunanlar, bu Kanuna göre sigortalı sayılırlar. 3 üncü maddenin (b) bendinde, kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanları veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanların, tarımsal faaliyette bulundukları düzenlemesine yer verilmiştir. 5 inci maddesinde, Kanunda öngörülen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı, 9 uncu maddesinde, bu Kanun kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma kayıt ve tescillerini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurumca resen yapılacağı düzenlenmiştir.
Bu çerçevede, anılan Kanunun 36 ncı maddesi gereği olarak da, Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararıyla ürün bedellerinden tevkif suretiyle tahsili olanaklı kılınmıştır. İşte bu bağlamda, sigorta primlerinin ürün bedellerinden Bağ-Kur adına tevkif suretiyle tahsili halinde, kişinin, yukarda izah edilen 5 inci maddede yer alan anlamda tescil işleminin bu tevkifat tarihinde gerçekleştiğinin ve 3 üncü maddede belirtilen tarımsal faaliyetin sürdürüldüğü sürede sigortalı olarak kabul edilmesi, anılan yasal düzenlemelerin lafzına ve ruhuna uygun olacaktır. 3 üncü madde hükmünde belirtilen tarımsal faaliyetin sürdürüldüğü süre hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde araştırılıp belirlenmelidir. Bu bağlamda, 2926 Sayılı Kanun kapsamında kendi adına ve hesabına tarımsal faaliyetin sürdüğünün karinesi; valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtlarıyla, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, 1581 Sayılı Kanuna göre kurulan tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununa göre kurulan Pancar ve Ekicileri İstihsal Kooperatifleriyle Birliği, Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarıdır.
Öte yandan, sigortalılığın sona ermesini düzenleyen 6 ncı maddede, bu kanuna göre sigortalı sayılanlardan, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce sigortalılıklarının sona ereceği düzenlenmiştir. Ancak, 5 inci maddede yerini bulduğu üzere sigortalılığın zorunlu oluşu ve kapsama dahil bulunmak koşuluyla sigortalı olmak hak ve yükümünden vazgeçilemeyeceği gibi kaçınılamayacağı olgusu ile, 9 uncu maddede yer alan Kurumun resen tescil yükümü birlikte gözetildiğinde; Yargıtay H.G.K.nun 14.02.2007 gün ve 2007/21-73-71 Sayılı kararında da ayrıntıları açıklandığı üzere; diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi zorunlu sigortalılığın kabul edilebilecek makul süreden daha az olması halinde; anılan sigortalılığın bitiminde 2926 Sayılı Kanun çerçevesinde tarımsal faaliyete yeniden başlanarak devam edilmesi durumunda, davalı Kurumun sonradan gerçekleşen bu tarımsal faaliyete değer vermesi zorunlu olup; diğer sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi zorunlu sigortalılığın kabul edilebilecek makul süreyi aşmış olması halinde ise, yeniden 2926 Sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının kabulü için; bu sigortalılık kapsamında tescil talebi, prim ödenmesi ya da ürün teslimatında prim tevkifatı yapılması halinde; talep, prim ödeme veya (özel kuruluş tevkifat yapmışsa primin Kuruma intikal etmesi şartıyla) tevkifat tarihini takip eden aybaşından geçerli olmak üzere yeniden Tarım Bağ-Kur sigortalılığının başlatılması mümkün olabilecektir.
Açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde somut olayda; öncelikle davacının 01.01.1998 tarihinden itibaren yeniden tarım sigortalılığının başlatılıp başlatılmadığı hususunun tespiti gerekmektedir.
Şayet Kurum tarafından, davacının 01.01.1998 tarihinden itibaren yeniden tarım sigortalılığı başlatılmış ise bu durumda 30.04.1990 - 01.01.1998 tarihleri arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda 2926 Sayılı Kanun kapsamında sigortalılığın araştırılması gerekmektedir.
Kurum tarafından, davacının 01.01.1998 tarihinden itibaren yeniden tarım sigortalılığı başlatılmamış ise bu durumda 30.04.1990 - 01.09.2008 tarihleri arasındaki dönem yönünden, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda 2926 Sayılı yasa kapsamında sigortalılığın kuşku ve duraksamaya sebep olmayacak şekilde belirlenmesi gerekir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı olduğu şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde davacıya iadesine, 25.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy