(1479 S. K. m. 63)
Dava: Davacı, kasten öldürülen sigortalının hak sahiplerine yapılan yardımların, 1479 Sayılı Kanunun 63 üncü maddesi gereğince davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hasan Özcan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davanın yasal dayanağı 1479 Sayılı Kanunun 63 üncü maddesidir. Anılan madde uyarınca; üçüncü kişinin suç sayılır bir eylemi sonucu ortaya çıkan zararlandırıcı sosyal sigorta olayı nedeniyle, sigortalıya veya hak sahibine yapılan sosyal sigorta yardımlarının, söz konusu üçüncü kişiden rücuan tazmininin istenmesi mümkündür.
Davaya konu olayda, davalıların murisi A. T.'ın Bağ-Kur sigortalısı olan B. G.'i, 10.8.2006 tarihinde ateşli silahla kasten öldürdüğü, ancak, aynı olayda sigortalının da ateş etmesi üzerine A.'in vefat etmesi nedeniyle, Cumhuriyet Savcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ceza muhakemesi ilkeleri gereği yargılama yapılmadığı için kusur oranlarının tespit edilerek kişilerin kusur oranlarından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı bildirilmiş ise de; anılan rapor hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Anılan yasal düzenleme çerçevesinde sorumluluk için, ceza yargılaması sonucu mahkumiyet kararının verilmesi şart olmayıp, üçüncü kişinin kusurlu ve suç sayılır eyleminin bulunması yeterlidir. Davaya konu olayda, davalıların murisinin sigortalıyı öldürme eyleminin suç sayılır bir eylem olduğunda tereddüt bulunmamaktadır. Davada çözülmesi gereken husus, sigortalının ölümünde, olayın başlamasına sebebiyet verenin, başka bir ifadeyle ilk haksız eylemi gerçekleştirenin kim olduğunun, bu çerçevede, davalıların murisinin, eylemini meşru müdafaa sınırları içinde gerçekleştirip gerçekleştirmediğinin belirlenerek, sigortalının ve kendisinin ölümüne sebep olan olayda kusurunun varlığı etraflıca araştırılmalı, bu kapsamda gerekirse tarafların göstereceği olayın görgü tanıkları da hazır olduğu halde mahallinde keşif yapılmalı, alanında uzman bilirkişi yada bilirkişilerden, kusur oran ve aidiyeti yönünde rapor alınarak varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yetersiz araştırma sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 21.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy