(2926 S. K. m. 2, 10) (1086 S. K. m. 389) (Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışan Sigortalıların Tescili ile İlgili İşlemler, Başvurma ve Uymak Zorunda Oldukları Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik m. 9)
Dava: Davacı, 01/01/1985 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmaları haricinde 2006 yılına kadar Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece. Dairemiz bozma ilamına uyularak, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne, davacının 02/08/1987-01/01/1998 tarihleri arasında ve 01.10.1987 tarihinden itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Karar: Hükmün, davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi H. Ö. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Davanın yasal dayanağı, 2926 sayılı Yasanın 2 ve devamı maddeleridir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak karar verilmiş ise de, bozma ilamının gereği yerine getirilmemiş olup, yapılan araştırma ve inceleme de, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, davacının, 02.12.1985 tarihinde, resen, 01.01.1985 tarihinden itibaren tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tescilinin yapıldığı, 02.08.1987 tarihine kadar sigortalılığının devam ettiği. Kurumca, 03.08.1987 tarihinden itibaren başlayan, 54 günlük 506 sayılı Yasa kapsamındaki zorunlu sigortalılığı nedeniyle, bu tarihten itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Bozma sonrası yapılan araştırmada, davacının ziraat odası kaydının 19.02.1998 tarihinden itibaren mevcut olduğu, 15.04.1994 tarihinden 15.05.2005 tarihine kadar düzensiz prim ödemelerinin bulunduğu, Ziraat Bankasından 01.11.2007 tarihinde kredi kullandığı belirlenmiş olup 01.10.1987 tarihi ile ilk prim ödeme tarihi olan 15.04.1994 tarihi arasındaki dönemde davacının tarımsal faaliyetine yönelik herhangi bir somut bilgi ve belgenin tespit edilemediği görülmektedir.
Hal böyle olunca, mahkemece, öncelikle 2926 sayılı Yasanın Tescilde esas alınacak belgeler başlığını taşıyan 10. maddesi ile yönetmeliğin 9. maddesi kapsamında, ilgili meslek kuruluşları, tarım satış kooperatifleri ve birlikleri, tarım kredi kooperatifleri ve birliklerinden, davacıya yönelik kayıtlar getirtilip, davacının hangi ürünleri ne zamandan beri, nerede ve ne kadar ürettiği, nerelerde sattığı, bu satışlardan prim tevkifatının yapılıp yapılmadığı araştırılarak, traktörüne yönelik trafik şube müdürlüğünden trafik kayıtları getirtilerek, tüm deliller toplandıktan sonra, varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsizdir.
Kabule göre de, davacının 03.08.1987-30.09.1987 tarihleri arasındaki 506 sayılı yasa kapsamındaki çalışmaları ile çakışır şekilde hüküm kurulması; davacının hüküm altına alınan sigortalılığının bitiş tarihinin kararda gösterilmemesi ve tespitine karar verilen sigortalılığın geçtiği tarihlerin, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 389. maddesindeki Verilen karar ile iki tarafa tahmil ve bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüdü mucip olmıyacak surette gayet sarih ve açık yazılmalıdır. yönündeki amir hükme aykırı olarak, infazda tereddüt oluşturacak şekilde, Davacının 02.08.1987-01.01.1998 tarihleri arasında ve 01.10.1987 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy