(2926 S. K. m. 2, 3, 10) (Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu Kapsamında Tarımsal Faaliyette Bulunanların Tespit, Tescil ve Takibi Hakkında Yönetmelik m. 5)
Dava: Davacı, teslim edilen ürün bedellerinden yapılan tevkifatlar nedeniyle, ilk tevkifatı takip eden aybaşından dava tarihine kadar ki dönemde 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım sigortalısı olduğunun tespitini istemiştir Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraflar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ş. Ö. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin tüm, davacı vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Teslim edilen ürün bedellerinden yapılan tevkifatlara dayalı olarak 01.06.1995-31.07.2009 dava tarihi arası dönemde 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığın tespiti istemine ilişkin olan davada; yapılan tevkifatlar gözetilmek suretiyle 01.06.1995-31.12.1997 dönemi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin hükmü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Zira, davacıya ait Kooperatif kaydının varlığı konusunda bir araştırma yapılmadığı gibi, gerek dava dilekçesi ekindeki 27.02.2006 tarihli TEKEL yazısı ve gerekse 06.10.2009 tarihli mahkemeye gönderilen Tekel yazısı içeriğinde, 1997-2001 tarihleri arası dönemde bir kısım özel firmalara ürün teslimatlarının yapıldığı, hatta muafiyet belgesi verildiği için prim kesintisi yapılmadığının ifade edilmiş olması karşısında, anılan yıllara ilişkin teslimat durumların varlığı konusunda da bir araştırma yapılmamıştır.
2926 sayılı Yasanın 2. maddesine göre Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılması koşulu 3. maddede belirtilen tarımsal faaliyetin kesintisiz sürdürülmesine bağlıdır. 2926 sayılı Yasanın 3. ve bu yasanın uygulanma usul ve esasları hakkındaki Yönetmeliğin 5. maddesine göre tarımsal faaliyet; gerek kendi mülkünde, gerek ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, gerekse kamuya ait yerlerde yapılabilir. Bu bakımdan davacının dava edilen süreler itibariyle tarımsal faaliyetinin süregeldiği kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmeli, özellikle de Tarım Bağ-Kur sigortalılığına karine sayılan ve yasanın 10. maddesinde öngörülen kayıtlardan: Ziraat Odası kaydı, tarım kredi kooperatifi ile Ziraat Bankası kayıtları gibi kayıtların başlangıçları, bitmişse bitiş tarihleri araştırılmalı, yasal zorunluluk nedeniyle uyuşmazlık konusu dönemde tarımsal faaliyetinin bulunup bulunmadığı yöntemince saptanmalıdır.
Mahkemenin yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama ve araştırma yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan hükmün bozulmasına, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 15.07.2010 gününde oybirliği ile karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy