(506 S. K. m. 2) (818 S. K. m. 313, 355, 356) (YHGK. 29.03.2006 T. 2006/10-84 E. 2006/121 K.)
Dava: Dava, davacıların murisi İ. S.'ün, davalı S. Y.'nın müteahhitliğini üstlendiği inşaatta sıvacı olarak çalışmakta iken, 12.10.2000 tarihinde sıva işi ölçümü yapmak üzere bina çatısına çıktığında düşerek ölmesi biçiminde gerçekleşen olayın, iş kazası olarak tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı S. Y. ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Yeşim Sayıldı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Uyuşmazlık, davalı S. Y. ile, ölen İ. S. arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinde toplanmaktadır.
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 2. maddesinde bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanların bu kanuna göre sigortalı sayılacakları hükmü yer almaktadır.
Borçlar Kanunu'nun 313. maddesinde hizmet akdi, Hizmet akti bir mukaveledir ki, onunla işçi muayyen ve gayri muayyen bir zamanda hizmet görmeyi ve iş sahibi dahi ona bir ücret vermeyi taahhüt eder şeklinde tarif edilmiştir. Hizmet akdinden sözedebilmek için belirli bir işin, işverene bağımlı olarak çalışma karşılığında bir ücret mukabili yapılması gerekmektedir.
Borçlar Kanunu'nun 355 ve 356. maddelerinde düzenlenen istisna akdinde ise belirli bir işin belirlenen bedel mukabilinde işverenin mesai kısıtlamasına tabi olmadan yapılıp veya başkalarına yaptırılıp teslim edilmesi söz konusudur. Hizmet akdinde sürdürülen ve devam eden hizmet, istisna akdinde ise, işten hasıl olacak sonuç önemlidir.
Bu ilkeler doğrultusunda somut olay irdelendiğinde; Davacının murisi İ. S., sıva ustası olup, kazaya uğradığı inşaatın sıvasını üç-dört ay önce yapmıştır. Olay günü, kazalı, beraberinde O. S. ve C. A. ile birlikte, sıva işini bitirdikleri binaya geldikleri, yapılan sıva işinin m2 cinsinden ölçümünü yapıp, buna göre hesaplanacak miktar üzerinden alacaklarını belirleyeceklerinden, beş katlı binanın çatısına çıktıkları, ölçümleme işini yapan O. S.'ün ardından gelen kazalının da ölçümlere ilişkin notlar aldığı, ancak, çatı içerisinde bulunan 15. derinliğindeki amaçsız boşluğa, ortamın da karanlık olması nedeniyle düşen kazalının, vefat ettiği anlaşılmaktadır. İşveren ile istihdam edilen kazalı arasındaki hukuki ilişkinin niteliği dosya kapsamından anlaşılamamıştır.
Her ne kadar, mahkemece, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin hizmet akdinden değil istisna akdinden kaynaklandığı belirtilmiş ise de; işverenin yaptırmak istediği çatı sıva işini, kazalıya taşeron sıfatıyla mı, yoksa, sıva işinde çalışanların tamamını ücretli olarak mı çalıştırdığı, işveren ile, ölen İ. S. arasında, günün belirlenen bir saatinde iş başı yapılıp belirlenen zamanda da işin bırakılacağı, bu mesai karşılığında günlük ücret ödeneceği yönünde bir anlaşma olup olmadığı gibi, hususlar titizlikle araştırılmalı, bu hususların tespitine yönelik olarak ölen İ.'in çalışma arkadaşları ile, varsa, bu işin yapımı için taraflar arasında aracılık yapan kişi, ya da, kişilerin ayrıntılı beyanları alınmalı, şayet, yapılan işin ücret karşılığı sıva işine ilişkin olduğu tespit edilirse, bu takdirde hizmet aktinin varlığı kabul edilmeli, buna göre, dosyada mevcut deliller ile birlikte başkaca resen elde edilecek deliller birlikte değerlendirilerek; taraflar arasındaki ilişkinin niteliği, hizmet akdi ve istisna akdinin yasal unsurları irdelenerek belirlenmelidir. Bu konuda Hukuk Genel Kurulunun 29.03.2006 tarih 2006/10-84-121 E.K. sayılı kararında geniş ve açıklayıcı bilgiden yararlanılması mümkün görülmüştür.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı S. Y. ile davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davalılardan S. Y.'ya iadesine, 08.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy