(506 S. K. m. 26) (1086 S. K. m. 80, 284) (4721 S. K. m. 605)
Dava: Dava, trafik-iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerin 506 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar: Hükmün, davacı ile davalılar İsviçre Sigorta A.Ş. ve Ankara Anonim Türk Sigorta Şti. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi H. K. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
1- Karar başlığında; davalılardan D... Tur. Taş. Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin ünvanının D... Turizm, Ankara Anonim Türk Sig. Şti'nin ünvanının Ankara Sigorta olarak gösterilmesi Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 80. maddesi kapsamında maddi hata olup, mahkemesince düzeltilmesinin her zaman için mümkün bulunmasına göre bu husus bozma sebebi yapılmamıştır.
2- Olay nedeniyle açılan, Kütahya Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2005/143 Esas 2006/190 Karar sayılı ceza davasında; F. 7/8, M. 1/8; hak sahipleri tarafından açılan Kütahya İş Mahkemesi'nin 2006/1427 Esas 2006/671 Karar sayılı tazminat davasında; F. %90, M. %10, kusurlu bulunmuştur. Mahkemece; kesinleşen hak sahipliği dosyasındaki kusura itibar edildiği, bu nedenle kusur raporu alınmadığı belirtilmiş ise de; iş bu rücu davasının yargılaması sırasında, 24.12.2007 tarihli kusur raporunun alındığı, raporda F.'in %75, Mehmet'in %25 kusurlu bulunduğu anlaşılmaktadır. Tazminat dosyasında alının kusur raporuna itibar edilmeyerek, mahkemece yeniden kusur raporu alındıktan sonra, beğenilmeyen kusur raporuna itibar edilmiş olması isabetsizdir.
506 sayılı Yasa'nın 26. maddesinde düzenlenmiş bulunan rücu davaları, sigortalının alacağından bağımsız, kanundan doğan basit rücu hakkına dayalı olup; sigortalı veya hak sahipleri tarafından tazmin sorumluları aleyhine açılan tazminat davalarında alınan kusur tespitine ilişkin bilirkişi raporunun, rücu davasında bağlayıcı nitelikte bulunmadığının gözetilmemesi ve kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmemiş olması da isabetsiz bulunmuştur.
Mahkemece, trafik kazasına neden olan araç sürücülerinin kusur oran ve aidiyetleri konusundaki raporlar arasında mevcut çelişkiyi giderecek, konusunda uzman olan bilirkişi heyetinden kusur raporu aldıktan sonra, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırıdır.
3- Zararlandırıcı sigorta olayına sebep olan ve 14.03.2005 tarihinde vefat eden araç sürücüsü F. Ş. mirasçılarından E. Ş.'ün, Türk Medeni Kanunun 605. maddesi gereğince kayıtsız ve şartsız mirasın reddi talebinde bulunduğu, Kütahya Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2005/1193 E 1395 K sayılı kararı ile, E. Ş.'ün mirası reddi hususunun tespitine ve bu hususun özel siciline tesciline karar verildiği anlaşılmıştır. Mirası reddeden mirasçının bu sıfatla miras bırakanın borçlarından sorumlu olmayacağı dikkate alınarak, davalı E. Ş. hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, F. Ş.'ün davalı olan diğer mirasçıları hakkındaki davanın reddine karar verilmiş olması, usule ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum ile, davalılar İsviçre Sigorta A.Ş. ve Ankara Anonim Türk Sigorta Şti. vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının davalılardan İsviçre Sigorta A.Ş. ve Ankara Anonim Türk Sigorta Şti.'ne iadesine, 13.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy