(506 S. K. m. 26, 87) (818 S. K. m. 60)
Dava: Dava, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu yaşamını yitiren sigortalının hak sahiplerine yapılan sosyal sigorta yardımları sebebiyle uğranılan zararın, 506 Sayılı Kanunun 26 ve 87. maddeleri gereğince davalılardan teselsül hükümlerine göre rücuan alınması istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı SGK Başkanlığı avukatı, davalı Ö... Çelik Yapılar İnş. Tic. San. Ltd. Şti. avukatı, davalı S... Z... İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. avukatı, davalılar T... Eğitim Hizmetleri A.Ş. ve A. V. avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Tolga Özmen tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre; davacı Kurum vekiliyle davalılar Ö... Çelik Yapılar İnş. Tic. San. Ltd. Şti., S... Z... İnşaat San. Tic. Ltd. Şti., T... Eğitim Hizmetleri A.Ş. vekillerinin temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalı A.V. vekilinin temyiz itirazları yönünden;
13.9.2000 günü gerçekleşen iş kazası sonrasında yaşamını yitiren sigortalının hak sahiplerine bağlanan ölüm gelirlerinin davacı Kurumun yetkili organınca 26.9.2001 tarihinde onaylandığı, anılan gelirlerin peşin sermaye değerlerinin tahsiline yönelik olarak işveren konumundaki diğer davalılara karşı açılan davanın mahkemece yapılan yargılamasında verilen ilk hükmün Dairemizce yapılan inceleme sonunda bozulması üzerine bu kez üçüncü kişi konumunda yer alan davalı A. V.'a husumet yöneltilerek 21.9.2010 tarihinde aynı istemleri içeren farklı dava açıldığı, söz konusu davada ilk oturumdan önce, yasal süresinde zamanaşımı definde bulunulduktan sonra, aralarındaki bağlantı sebebiyle her iki davanın birleştirildiği belirgindir.
Davanın yasal dayanaklarından olan 506 Sayılı Kanunun 26. maddesinin 2. fıkrasında, 3. bir kişinin kastı veya kusuru yüzünden iş kazası veya meslek hastalığı olmuşsa, Kurumca bütün sigorta yardımları yapılmakla birlikte zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara B. K. hükümlerine göre rücu edileceği belirtilmiş, 818 Sayılı B.K.nun 60'ıncı maddesinde ise, zarar ve ziyan veya manevi zarar olarak nakdi bir tutar ödenmesine dair davanın, zarar gören tarafın zararı ve zararı gerçekleştireni öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve herhalde zararı doğuran eylemden itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı hüküm altına alınmıştır. Kurumun üçüncü kişiler hakkında açtığı bu tür rücu davaları, 506 Sayılı Kanunda herhangi bir düzenleme bulunmadığından, anılan 60'ıncı maddede öngörülen zamanaşımı sürelerine tabi olup, zamanaşımının başlangıcı, zararın ve zarar verenin Kurumun yetkili organınca öğrenildiği tarihtir. Zararı öğrenme olgusu, gelirler yönünden Kurumun yetkili organının onay günü, giderler için sarf ve ödeme tarihleri itibarıyla gerçekleşmekte, zararı gerçekleştirenin öğrenilmesi olgusunun ise her somut olayın özelliğine göre saptanması gerekmektedir.
Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde; gerek zararın ve zararı gerçekleştirenin öğrenildiği tarihlerden başlayarak bir, gerekse iş kazasının meydana geldiği günden itibaren on yıl geçtikten sonra davalı A.V. hakkında dava açıldığı belirgin olup, yasal süresi içerisinde zamanaşımı definde bulunulduğu göz önünde bulundurulduğunda söz konusu davalı hakkındaki davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu istemin tüm davalılar hakkında hüküm altına alınması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı A. V. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istemi durumunda davalı A.V.'a iadesine, 06.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy