(6183 S. K. m. 35, 58) (506 S. K. m. 80) (5510 S. K. m. 88)
Dava: Dava, köy tüzel kişiliğinin prim, işsizlik sigortası primi ve idari para cezası borçları nedeniyle, eski köy muhtarı olan davacıya gönderilen ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, taraflar Avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. Y. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Davacı tarafından Ömerhacılı Köyü'ne ait prim, işsizlik sigortası primi ve idari para cezaları borçlarının Re'sen tahakkukuna dair idari işlemin iptali için Kuruma yapılan başvuru neticelenmeksizin ve köy tüzel kişiliğinin üst düzey yöneticisi sıfatını taşımadığı halde gönderilen ve zamanaşımına uğrayan altı adet ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada, Mahkemece, davacının re'sen yapılan borç tahakkukunun tebliğinden itibaren 30 gün içinde dava açma hakkını kullanmayarak borcun kesinleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, Mahkemenin kararı eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalıdır.
Davanın yasal dayanaklarından 6183 Sayılı Kanunun 58 inci maddesi hükmüne göre; ödeme emrine karşı, böyle bir borcun bulunmadığı veya kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı nedenleriyle ödeme emrinin ilgiliye tebliğinden itibaren 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde iptali için dava açılabilir. Öncelikle, Mahkemenin; davacıya usulüne uygun tebligat yapılıp yapılmadığının ve ortada kesinleşmiş bir icra takibinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmektedir.
506 Sayılı Kanunun primlerin ödenmesi başlıklı 80. maddesinin 1 inci fıkrası hükmüne göre; işveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı üzerinden bu Kanun gereğince hesaplanacak prim tutarlarını ücretlerinden kesmeye ve kendisine ait prim tutarlarını da bu miktara ekleyerek en geç ertesi ayın sonuna kadar Kuruma ödemeye mecburdur. Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, 1. fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediyeyle görevli kamu görevlileri mesul muhasip, saymanla tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri Kuruma karşı, işverenleriyle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludurlar. 506 Sayılı Kanunun 80. maddesinde 3917 Sayılı Yasayla yapılan değişiklik uyarınca, süresinde ödenmeyen prim ve diğer Kurum alacaklarının tahsilinde 6183 Sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gereği öngörülmüş olup, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 Sayılı Kanunun 88 inci maddesinde de bu yönde paralel düzenleme getirilmiştir.
Öte yandan, Amme alacakların tahsilinde kanuni temsilcinin sorumluluğuna dair 6183 Sayılı Kanunun mükerrer 35 inci maddesinde Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir. hükmü öngörülmüştür. Bu düzenleme genel bir düzenleme olup, prim alacaklarına dair olarak 506 Sayılı Kanunun 80. maddesindeki düzenleme ise özel niteliktedir.
Dosya içeriğinde yapılan incelemede, Ömerhacılı Köyü hakkında işveren sıfatıyla husumet yöneltilerek açılan hizmet tespiti davasına dair kararın onanarak kesinleşmesi üzerine, köy tüzel kişiliğinin üst düzey yöneticisi sıfatıyla eski köy muhtarı olan davacıya yürütülen takip kapsamında toplam altı adet ödeme emri gönderildiği, buna göre 2007/96526 Sayılı ödeme emrinde 2002/2, 3, 4, 5 ve 6. Aylara ait prim borcu, 2007/96525 sayıl ödeme emrinde 2002/3, 4, 5, ve 6. Aylara ait idari para cezası, 2007/96521 Sayılı ödeme emrinde, 2002/7, 8, 9. Aylara ait işsizlik sigortası prim borcu, 2007/96520 Sayılı ödeme emrinde 2002/7, 8, 9. Aylara ait prim, 2007/96524 Sayılı ödeme emrinde 99/1-11, 2000/8-12, 2001/2-12, 2002/4-6. Aylara ait prim ve 2007/96522 Sayılı ödeme emrinin 2002/ 7, 8. Aylara ait idari para cezası borçlarının tahsili istemine dair oldukları ve davacının yasal 7 günlük sürede ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açtığı görülmüştür.
İşin esasına girildiğinde ise, öncelikle cezaların şahsiliği ilkesi gereğince köy tüzel kişiliğine ait idari para cezalarından davacının sorumlu olmaması nedeniyle, 2007/ 96525 ve 2007/96522 Sayılı ödeme emirlerinin iptali gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Köy muhtarı, köy tüzel kişiliğine ait prim borçlarından 506 sayıl Kanunun 80. maddesi kapsamında sorumlu olmakla birlikte, ödeme emirlerinin dayanağı olan takip dosyası ve re'sen tahakkuka dair Kurum işlem ve tebligat belgeleri dosya içinde bulunmamaktadır. Bu nedenle, işveren köy muhtarıyla ilgili takip dosyaları ve re'sen tahakkuka dair tüm belgeler getirildikten sonra, re'sen yapılan prim tahakkuklarının iptaline dair bir başvuru bulunup bulunmadığı ve dolayısıyla işlemlerin yasal prosedürünün tamamlanarak kesinleşip kesinleşmediği tespit edilmeli, kesinleşmeden icrai takip yapılamayacağı gözetilmelidir.
Diğer taraftan, davacı, borç dönemlerinin tamamında köy muhtarı olmadığı itirazında bulunduğundan ilgili Kaymakamlıktan borç dönemleri itibariyle davacının Köy tüzel kişiliğindeki sıfatı araştırılmalı ve zamanaşımına dair davacı itirazları üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, yukarda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, taraflar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle bozulmasına, temyiz harcının istenmesi halinde davacıdan alınmasına, 06.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy